infinitedreams
23.October.2007, 12:18
http://img216.imageshack.us/img216/6843/cliffiw4.jpghttp://img149.imageshack.us/img149/3268/cliff2pt8.jpg
Adına yazılmış bir şarkı düşle.
Öyle ki, birileri onu dinlediğinde tüm vücudunu ateş bassın ve ne olduğunu bilmediği şeyler yapası gelsin. Öyle bir şarkı ki 30-40 kelimelik sözleriyle, hakkında üç-beş bir şeyler bilenlere bir akımın ilk kilometrelerini anlatsın.
İşte böyle bir şarkı ‘To Live Is To Die’. Yapacak daha çok şeyi varken b*ktan bir trafik kazasıyla önce kendini, sonra Trash-Metal olgusuna hayat veren efsanevi bir grubun geleceğini öldüren Cliff Burton’un adına ve anısına yazılmış bir şaheser. Cliff, 1986'da İsveç’te geçirdikleri kaza sonucunda yaşamını yitirdiğinde henüz 24 yaşındaydı. Ve grup o günden sonra asla Ride the Lightning ya da Master of Puppets tadında bir albüm çıkaramadı. And Justice For All, ölümünden iki sene sonra çıkmış olmasına rağmen her notası buram buram Cliff kokuyordu. Grup O’ndan kalan son şeyleri burada kullanmıştı. Jason, Cliff’in yerine gruba alınabilecek isimler arasında yapılabilecek en iyi tercihti tabii ki ama iş sadece bass çalmakla bitmiyordu. Kuruluşundan bu yana 25 sene geçmiş olmasına ve bu sürenin son 15 yılında dişe dokunur hiçbir halt yapamamasına rağmen isminin hala dünyanın her köşesinde anılıyor olmasını Cliff’e boçlu olan Metallica, son yıllarda gruba dahil ettiği o ismini bile telaffuz edemediğim adamı seçtiği gün “eğer bugünkü seçmelerde Cliff olsaydı onu seçer miydik bilmiyoruz” diyecek kadar geçmişini ve bir zamanlar neler yaptıklarını unutmuş ve sonunda sanki liseli gençler mezuniyet balolarında eğlenirken çalsınlar diye yaptıkları St. Anger’ı çıkartmıştır. Ama Metallica unutsa da metalciler Cliff’i hiçbir zaman unutmadı. Bazıları Some Kind of Monster’larla, ne idüğü belirsiz Load ve Reload’larla kendinden geçerken bu bahsettiğim adamlar, Cliff’in yeryüzünün tüm bass’çılarının hünerini beş dakikalığına eline almışçasına çaldığı Orion’u, kendi standartları için epey yüksek kalitede olduğu için bir çok kişinin dinleyemediği Pulling Teeth’i dinledi. Yine de Metallica’yı –kabul etmeseler de- hemen hepsi seviyor hala. Çünkü Metallica ölü bir efsaneye yazılmış en güzel şarkılardan birini, To Live Is To Die’ı yazdı. Yaklaşık 10 dakika süren bu şarkı her ne tür müziği seviyor olursa olsun herkes tarafından en az bir kere dinlenmeli. Bu çağrıya mutlaka kulak verin.
Özlü söz: "Metallica, Burton’la birlikte ruhunu da kaybetti. O asla Black Albüm ya da Load’a izin vermezdi…" Lars Ulrich (Grubun Davulcusu)
When a man lies he murders a part of the world,
These are the pale deaths which men miscall their lives,
All this I cannot bear to witness any longer,
Cannot the kingdom of salvation take me home
Adına yazılmış bir şarkı düşle.
Öyle ki, birileri onu dinlediğinde tüm vücudunu ateş bassın ve ne olduğunu bilmediği şeyler yapası gelsin. Öyle bir şarkı ki 30-40 kelimelik sözleriyle, hakkında üç-beş bir şeyler bilenlere bir akımın ilk kilometrelerini anlatsın.
İşte böyle bir şarkı ‘To Live Is To Die’. Yapacak daha çok şeyi varken b*ktan bir trafik kazasıyla önce kendini, sonra Trash-Metal olgusuna hayat veren efsanevi bir grubun geleceğini öldüren Cliff Burton’un adına ve anısına yazılmış bir şaheser. Cliff, 1986'da İsveç’te geçirdikleri kaza sonucunda yaşamını yitirdiğinde henüz 24 yaşındaydı. Ve grup o günden sonra asla Ride the Lightning ya da Master of Puppets tadında bir albüm çıkaramadı. And Justice For All, ölümünden iki sene sonra çıkmış olmasına rağmen her notası buram buram Cliff kokuyordu. Grup O’ndan kalan son şeyleri burada kullanmıştı. Jason, Cliff’in yerine gruba alınabilecek isimler arasında yapılabilecek en iyi tercihti tabii ki ama iş sadece bass çalmakla bitmiyordu. Kuruluşundan bu yana 25 sene geçmiş olmasına ve bu sürenin son 15 yılında dişe dokunur hiçbir halt yapamamasına rağmen isminin hala dünyanın her köşesinde anılıyor olmasını Cliff’e boçlu olan Metallica, son yıllarda gruba dahil ettiği o ismini bile telaffuz edemediğim adamı seçtiği gün “eğer bugünkü seçmelerde Cliff olsaydı onu seçer miydik bilmiyoruz” diyecek kadar geçmişini ve bir zamanlar neler yaptıklarını unutmuş ve sonunda sanki liseli gençler mezuniyet balolarında eğlenirken çalsınlar diye yaptıkları St. Anger’ı çıkartmıştır. Ama Metallica unutsa da metalciler Cliff’i hiçbir zaman unutmadı. Bazıları Some Kind of Monster’larla, ne idüğü belirsiz Load ve Reload’larla kendinden geçerken bu bahsettiğim adamlar, Cliff’in yeryüzünün tüm bass’çılarının hünerini beş dakikalığına eline almışçasına çaldığı Orion’u, kendi standartları için epey yüksek kalitede olduğu için bir çok kişinin dinleyemediği Pulling Teeth’i dinledi. Yine de Metallica’yı –kabul etmeseler de- hemen hepsi seviyor hala. Çünkü Metallica ölü bir efsaneye yazılmış en güzel şarkılardan birini, To Live Is To Die’ı yazdı. Yaklaşık 10 dakika süren bu şarkı her ne tür müziği seviyor olursa olsun herkes tarafından en az bir kere dinlenmeli. Bu çağrıya mutlaka kulak verin.
Özlü söz: "Metallica, Burton’la birlikte ruhunu da kaybetti. O asla Black Albüm ya da Load’a izin vermezdi…" Lars Ulrich (Grubun Davulcusu)
When a man lies he murders a part of the world,
These are the pale deaths which men miscall their lives,
All this I cannot bear to witness any longer,
Cannot the kingdom of salvation take me home