PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İçinden geldiği gibi...



Beatrice
27.November.2007, 19:57
Hadi kendi yazılarımızı paylaşalım :)

DENİZ VE DENİZCİ

Bazen bilinmez denizlere açılır denizci. Sanırlar ki o macera peşindedir ama bilmedikleri bir şey vardır; yabancı denizler, bilinmeyen dalgalar onun için maceradan çok daha fazlasını ifade eder. Denizci denize açılmıştır bir kere, tatmıştır yabancı dalgaların tadını, o bilinmeyen ufukların kokusunu yosun yosun çekmiştir içine. O korkmaz artık fırtınalardan çünkü bilir deniz vatanıdır onun ve nasıl o vatanına ihanet etmezse vatanı da korur kollar onu. Kimsenin sahip çıkmadığı gibi sahip çıkar.

Aslında deniz maceradan öte huzurdur onun için. Beşiğidir teknesi ve koca gökyüzü yorgan olur üzerini örter geceleri. Karabataklar ninni söyler ona ve martılar eşlik eder karabataklara. Denizi bilmeyen adam için deniz en büyük maceradır. Yepyeni bir keşiftir. Denizi bilmeyen adamın heyecanı şahlanır denize açılınca. Oysaki denizci bilir denizi. Deniz vatanıdır onun. Karış karış her karesini tanır. Teslimiyet çok daha kolaydır onun için çünkü o denize tutkundur. Lodoslar eser, poyrazlar savurur teknesini ama o bilir her zaman fırtınalı değildir suyun üstü. Bazen ılık bir meltem yalar dudaklarını teni ürperir ama üşümez. İşte bu meltemli geceler huzurla doldurur yüreğini.

Gelecek ümidi yoktur, aslında bir saat sonraki rüzgârdan başka şeyi de düşünmez o. En yakın gelecek bir sonraki rüzgârdır onun için. Çünkü yarın, öbür gün ya da 1 hafta sonrasının anlamı yoktur. Önemli olan kısa zaman dilimleri içerisinde en iyisini başarmaktır.

Denizcinin mutluluğu para değildir ya da şan şöhret. O mutluluğu sadece denizde bulur, ana kucağındaki huzuru denizde yakalar. Sahiplenmek ister, aslında içten içe sahiplenir de. Bu deniz benim deme lüksüne sahiptir. Her ne kadar bilse de denizin asla ona ait olmayacağını bu sahiplenmedir onu yaşatan. Çünkü denizci hayatını denize adamıştır ve her şeyden vazgeçmiştir artık. Sahipleneceği bir şeyi kalmamıştır uçsuz bucaksız deniz ve masmavi gökyüzünden başka.

Aslında kimse bilmez hepimizden şanslıdır o. Onun dostları yoktur arkadan vuracak, uğruna hayatını adayacağı bir sevgilisi yoktur onu aldatacak. Onun tek tutkusu denizdir ve deniz ihanet etmez, aldatmaz, arkadan vurmaz. Deniz bildiği denizdir işte, ne eksik ne fazla ve o denizi bildiği kadarıyla kabullenir. Ondan fırtınasız yolculuklar istemez ya da güneş dolu günler. Denizin üzerinde olmak yeter ona ve o her şeye razıdır işin içinde deniz varsa. Kirtile kefallerin dolması, ağlarında karagözlerin oynaşması onun denizi birazcık daha fazla sevmesini sağlamaz. Çünkü o zaten tüm kalbini, bedenini, ruhunu, hayatını adamıştır denize verebileceği başka şey kalmamıştır.

Batis
27.November.2007, 20:55
:?

lordskeldan
27.November.2007, 21:29
batis sen ona bakma
hatun denizle kafayı bozmuş
motosiklet yerine jetski alcaz ona
kafasına da nazi kaskını taktık mı tamam :P

Beatrice
27.November.2007, 22:54
Bi zamanlar yazmışım eklemek istedim :) siz de kendi yazılarınızı eklesenize hadi edebiyat zinciri kuralım

RızaHoşgör
27.November.2007, 22:59
sevgili mugla güzeli,
değerli yazına bir çin deyişi ile karşılık vermek istedim:
bir gün mutlu olacaksan alkol iç
bir hafta mutlu olacaksan tatile çık
bir ay mutlu olacaksan evlen
bir ömür mutlu olacaksan tabiat(deniz-toprak)la ugraş
BİR ÖMÜR MUTSUZ OLACAKSAN İNSANLA UGRAŞ


çok sanslısınki insanların kapris ve ahlaksızlıklarından büyük şehirlere oranla uzak yaşıyorsun.İçin hep böyle tabiat sevgisi ile dolu olsun.
umarım paylaşırken kendimi ifade edebilmişimdir.
sevgilerimle

Beatrice
27.November.2007, 23:05
Aslında deniz "o"ydu denizci ben :) bu yazının sonunda 2 cümle daha var onu buraya aktarmadım. Yazı ilan-ı aşkla sona eriyor ama artık son 2 cümle gereksiz.

RızaHoşgör
27.November.2007, 23:10
çok iyi anladım seni.ne mutlu sana, halen insana olan sevgini tabiatı dillendirerek yazabilecek kadar tabiatın içindesin.bizler ise; büyük sehirlerde insanların kirlerinden tabiatı göremiyecek kadar kör.

orkun
27.November.2007, 23:47
babamı düşündüm sayende
40 yıldır gezer denizlerde
bir muradın olsun seninde
dert etme işide, gücüde..........

Dewil&Rose
28.November.2007, 02:20
Öyle güzel anlatmışsınki, buna bir cevap eklemek olumsuz olur,
daha niceleri yazılmıştır ve yazılacaktır .
Deniz öyle bir duygudurki bilmeyeni korkutur çok çekicidir bir bayan gibi ,
okadar çok çeker ki insanı ,bazıları derinliğinde sahroş olur ve geriye dönemez ,
bazen okadar sakindirki insanın içine bir hoş eder.
Bazende okadar hırçındırki sanki delirmiş gibi ......
benden bu kadar işte olmadı ama :)
http://www.postimage.org/aVBbHG9.jpg (http://www.postimage.org/image.php?v=aVBbHG9) en iyisi bir fotorafla anlatmak daha iyi olur dedim :)

Beatrice
28.November.2007, 02:30
en iyisi bir fotorafla anlatmak daha iyi olur dedim :)

:) Kelimeler her zaman tercihimdir ve güzel yazmışsın

moonchild
28.November.2007, 16:14
Pek edebi olduğu söylenemez elbette ama kendi kendime yazdığım blog sayfamdan eskilere ait bir post işte:


bedel ödemek zorunda olanlar

Bizler bedel ödemek zorunda olanlarız... Maddi-manevi fayda elde ettiğimiz her halt için birer bedel öderiz. Bazıları gibi bizim önümüze sunulan altın tepsiler yoktur hayatımızda, her şey için bir bedel ödemek zorundayızdır. Hatta bu öyle bir zorunluluktur ki, sadece uğruna bedel ödemeyi göze alabildiğimiz kazançlar elde ederiz...

Mesela mutsuzluğa katlanabildiğimiz ölçüde mutlu olabiliriz. Çünkü mutlu olmayı ümit ederek çıktığımız her yol, aslında o mutluluk için ödediğimiz bedellerle doludur. Ya da para! Bazılarının elinin kiri olan meblağları kazanabilmek için ne bedeller ödüyoruz. Bir kere de bedelini ödemeden bir para kazanalım di mi? Hayıııııır!! Kazandığımız her kuruş, kıçımıza kendi topuklarımızla vurduğumuz bir tekmeyle eşdeğer olmak zorundadır.

Hayal kurmak için bile bedel öderiz aslında. Hayallerimiz örselenir önce, sonra hayalcilikle suçlanırız, sonra da kurduğumuz hayallere inat gerçekler vurulur yüzümüze! Bedelini ödemeye razı mısın? O zaman kur hayalini... Ona göre haaaa!!

Bedelini ödemeden bi halt elde edemeyiz bizler. Hem de bedeli peşin peşin alır genelde hayat! Karşılığını da -eğer şanslıysak- taksit taksit verir...

Beatrice
28.November.2007, 17:17
Kesinlikle çok doğru... Emeğine sağlık

leventse
29.November.2007, 06:42
ben hiç anlamıyorum böyle şeylerden

bir zamanlar biraz anlayım dedim sonra anlamama gerek olmadığını anladım

gerek olmamasının nedeni sanırım seninki ile aynıdır


biraz garip yazdım sanırım ama anlaşıldı galiba

yenikoylu_ua
29.November.2007, 12:44
Emeginize sağlık arkadaşlar EEeeee herkez edebiyatçı olamıcana göre bizede hoşumuza gidenleri takdir etmek düşüyo.Yokmu başka edebiyatçı :alkis: :alkis: :alkis: :alkis:

moonchild
29.November.2007, 13:50
Aha bi tane daha! Bastınız düğmeme ne kadar yazılı saçmalığım varsa dökerim artık buraya! Allah RR ailesini korusun! :)

bir bilmecem var çocuklar!!


"Ve o günden sonra hayatı bir daha hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktı..."

İlginç bir cümle! Romanlarda falan geçer bazen ve hani okuyup geçeriz! Kabulleniriz roman kahramanının hayatının bir daha hiç eskisi gibi olmayacağını! Kolay olur bizim için... Ama o roman kahramanı bizsek eğer? Daha doğru bir ifadeyle, hayatımızın bir daha hiçbir zaman eskisi gibi olmayacağını hissettiğimiz zaman ne olur? Hisseder miyiz? Ya da hayat bu kırılmayı gözümüze sokar mı? Bunu hissettiğimiz zaman gerçekten de hayatımız bir daha hiç eskisi gibi olmayacak mıdır? Yoksa bu bir yanılsama mıdır?

Valla bilemedim... Bilen varsa lütfen paylaşsın!

carvalho
29.November.2007, 14:23
Bu kadar sorgulamaya gerek var mı be Moon'um. Nefes aldığın sürece hayat hayattır ve senin hayatındır. Yarına kadar bugünü unut demiş Bob Dylan abimiz. Yani "an"ı yaşa...

moonchild
29.November.2007, 14:29
Doğru diyosun da işte yaradılış meselesi ya! Ben pek Carpe Diem'cilerden olamıyorum nedense. Öle hastalıklı bi bünyem var, sormadan sorgulamadan yaşayamıyorum. Bi de kendimle kavga etmeden!! Sen esas soruları art arda dizdiğim günlerden birini buraya koymadığıma şükret! ÖSYM iş teklif etti bana da "işimden memnunum, çocukların hayatını karartmıyım" diye reddettim :)

Batis
29.November.2007, 19:11
Abicim eksik kalsın edebiyat ya , yormayın kafanızı böyle şeylere.Aranızdan şiir yazan da çıkacak diye çok korkuyorum.

moonchild
29.November.2007, 19:41
Korkma abicim edebiyat o kadar korkulacak bişey değil... Okumazsın ilgilenmezsin olur biter! ;)

handojoe
29.November.2007, 21:51
op op op noluyor burda...

bir hayat, bir sorgulama, bir felsefe almış başını gidiyor...

soru sormadan olurmu hiç yargılamadan olurmu, her önümüze konanı yemelimiyiz, ya da bizim için biçilen rolu

oynamalımıyız yoksa kendimiz bir rol üstlenmelimiyiz.

bütün insanlar aynı şeyleri hisseder fakat hissettiklerini herkes anlatamaz, yada anlatmaz.

insanların çok az bir kısmı uçlarda yaşar ve yalnızdırlar, ama büyük bir kalabalık sürüde yaşamayı sever ve normal olan

da budur.

kahramanları tarih yazar fakat kahramanlara ihtiyacı olan toplumları tarih siler atar.

mutluluk; kalbini bir dilgibi dışarı çıkaranındır... toplayıp içine atanların genizine kaçacaktır muhakkak...

konuşan toplum üreten toplumdur, anlaşmanın var bir yolu. kabadayılar konuşmaz!

konuşmaktan korkmamak lazım, kendimi ifade edemiyorsam insan olmamın ne anlamı var.


ve ben sadece bir insan gibi yaşamak istiyorum, yarından umutlu ve korkmadan.

Batis
29.November.2007, 22:51
Korkma abicim edebiyat o kadar korkulacak bişey değil... Okumazsın ilgilenmezsin olur biter! ;)


Ah be abicim , sen bir de bana sor korkulacak birşey olup olmadığını.

Dewil&Rose
30.November.2007, 02:01
ne bileyim can sıkılır bazen kaldırır kafanı bakarsın yüzüne gülecek birini
ne bileyim ararsın işte bazen karşında olmasıı istersin
nebileyim olmadığını anlayınca üzülürsün ama hep karşındadır
ne bileyim göremezsindir onu şöyle bir nefeste çekmek istersin içine
ne bileyim deniz işte adı deniz alır seni götürür hep
Denize bakınca seni görür üm elimi uzatınca tutacak sanırım
nefesini hisseder gibi kokusunu duyar gibi olur gözleri mi kapar seni düşünürüm
ne bileyim işte .................................................. .................................................. ...............>