PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Tutkunun bedeli..!



arkon
21.September.2008, 22:39
21.Eylül 2008 İftar yemeğinde yaptığımız konuşmalar sonrasında okumanızı istedim.

Yıllar önce sinopta iş yapıyoruz amcamın yanında çalışıyorum, sevdiğim başka şehirde, bir garibim, yapayalnız, hava yağışlı ve soğuk çalışamıyoruz.
Şehrin bir ucuna gittim, Karaburun; Sinop' un uzun burnunun bir yanı, denizden 50 mt kadar yüksek kayalık bir yer, bu kayalığın üstüne yapılmış bir kahveye gittim,kayalıkları göremediğiniz için kendinizi denizin üstünde sanıyorsunuz, masa yok hertaraf sedir, minderler halıdan, ortada kocaman bir soba, içerisi sıcakmı sıcak, nargile söyledim bide sıcacık bir çay, gözlerim denizde aklım sevdiğimde dalmışım, o zamana kadar çay seven birisi değildim ama orada o an içtiğim çayın tadını asla unutamam, sorsalar çay nerede içilir diye karaburunda derim çünkü orda çay içmek gerçekten farklıydı ve bende tutku olarak kaldı.

Kendi paramla aldığım ilk arabam 75 model 2002 BMW 2000 cc 120 hp zamanın en güçlü en hırçın arabalarından biri, rahmetli annem süratli diye istemedi hakkımı helal etmem bu arabayı sat dedi 1,5 sene kadar binip sattım anacığım hastaydı kırmak istemedim ama hala bana sorsalar "araba" 2002 BMW derim.

İlk evliliğimi yapacam herkes karşı çıktı; "o kız sana uygun değil", " daha çok gençşin" vs. vs. biz dinlemedik evlendik ; sonuç 2 sene bile sürmeyen evlilik ve birde çocuk. Şimdi diyeceksinizki "adamın işi gücü yok herhalde hayatını yazıyor" hayır ayatımı yazmıyorum, yazmaya kalksam satırlar yetmez.

Anlatmak istediğim, arasıra sitelerde okuyorum birisi motor markası soruyor ona heveslenmiş birkere yinede soruyor kendini rahatlatacak bir yazı gelirmi diye, herkes atlıyor, birisi "BMW al BMW çok iyidir", birisi "yok kardeş ben daha önce almıştım yolda kaldım sen suzuki al", "arkadaşım sana mz uyar" ;uzatmayalım bu böyle devam eder çocuğun kafası karışır ama tutkusuda ağır basıyor, yine sorar çocuk "ya ben yeni başlayacağım tarzım ne olabilir" bizim milletimiz her konuda profesördür yine atlamalar başlar " kardeş bak sen yeni başlıyon, scooter bu iş için idealdir",başka birisi "arkadaşım scooterde neymiş al bir 150' lik kros süper gidersin valla", bir diğeri "kardeş ben choppere biniyorum inan çok keyifli" vs. vs.

Fikir ve bilgi vermek tabiki çok güzel bir yaklaşım, ama ne deseniz boş, bu arkadaşımız tutkunun bedelini ödeyecektir yani deneyecek, görecek, düşecek, kalkacak, parçalayacak, memnun kalacak veya kalmayacak, satacak yeni alacak vs. vs. herşeyin bedelini ödeyecektir öyle yapmazsa zaten tutkusu uhdeye dönüşür.

Sonuçta hepsinin sonu hüsran veya mutluluk bunu kendisi belirleyecek, ama bilinçli bir insansa önce bu işin kursuna gider, orada o kadar değerli hocalar varki, kişinin yaşına, boyuna, kilosuna, tarzına, pisikolojik yapısına ve en önemlisi bütçesiylede birlikte alabileceği ve zevkle bineceği bir makineyi önerirler, onlar bizden daha iyi bilirler çünkü onlar internetten tipini bile görmedikleri birine bir şey tavsiye etmeyecek kadar bilinçlidirler ve içlerinde tutkunun bedelini ödemiş birileri mutlaka vardır.

Araştırın, bidaha araştırın, bidaha, bidaha, taaki bütçenizle alacağınızın en iyisini alana kadar.

Herşey gönlünüzce olsun.

Airbrush
21.September.2008, 22:51
haklısınız benımde basıma geldi böyle bir durum,motor alacam dedım herkes bısey söyledı,bende 1ay sonra ne bulursam alacam.ne istedıgımı de bılmıyorum.

gençer
22.September.2008, 12:55
valla şu Sinop karaburundaki çaybahçesini ve çayını merak ettim. çok hissederek anlatmışsın canım çekti . bahar olsada bi gidi versek::))

MAKAS
22.September.2008, 13:14
inanın okurken o güzelim anı bende sizinle yaşadım sanki.çok güzel anlatmışsınız:|duygulanmamak elde değil..iftarda tanışma fırsatımız belki olmadı ama aramızda olmanızdan dolayı mutluluk duyuyor ve deneyimlerinizi ve içten önerilerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkürediyorum..

ekselans
22.September.2008, 15:26
istanbuldan gidesim var zaten.şöyle küçük biyerde yaşamak istiyorum .ama uhde kaldı anamı kafaya alamıyorum,tabi hatunuda.bu yazıda tuzu biberi oldu şimdi.

shopar
22.September.2008, 16:00
ben o karaburunda çok bulundum,rahmetli babaannem orada yaşardı.pek sevmezdik birbirimizi ama mekanı cennet olsun:)
kalelerın orda birde rus pazarı vardı eskiden,eski rus plaklarım hala durur,sinop muhteşem güzel biryerdir,zaten karadenızın en güzel limanı ve burnudur,merkezınden zıyada göl ve denizin arasına kurulmuş köyleri,fındık bahçeleri,karatavuğu ormanı denizi harıkadır...birde deniz soğuğu çıkarsa ellerinle balık toplarsın kıyıdan,tabi soğuğuna dayanabilirsen yaz ortasında...
(deniz soğuğu=rüzgar karayelden esıp ters bir keşişleme olunca hava 35 derece sıcak bile olsa o sabah deniz - derecelerde oluyor ve gun boyu devam edıyor soğuktan kaçan balıklar kıyıda sersemleşiyor,filelerle bile baygın balık toplayabılıyorsun,hatta denize yakın köylerde biri ezan vakti anons eder gibi bağırıyor,deniz soğuğu çıktı diye,herkez sarı çizmelerını gıyıp kovalarla filelerle zıpkınlarla denize koşuyor,kayıgı olan halk ahalisi daha profosyonel davranıp ağ atıyor sonra doğru merkeze balık satmaya,ellerımle baygın karagöz yakaladığımı biliyorum,çok keyifli bir sinop hatırasıdır benim için)
mutlaka gidip görülmesı gereken bir yer...

carvalho
22.September.2008, 17:29
(deniz soğuğu=rüzgar karayelden esıp ters bir keşişleme olunca hava 35 derece sıcak bile olsa o sabah deniz - derecelerde oluyor ve gun boyu devam edıyor soğuktan kaçan balıklar kıyıda sersemleşiyor,filelerle bile baygın balık toplayabılıyorsun,hatta denize yakın köylerde biri ezan vakti anons eder gibi bağırıyor,deniz soğuğu çıktı diye,herkez sarı çizmelerını gıyıp kovalarla filelerle zıpkınlarla denize koşuyor,kayıgı olan halk ahalisi daha profosyonel davranıp ağ atıyor sonra doğru merkeze balık satmaya,ellerımle baygın karagöz yakaladığımı biliyorum,çok keyifli bir sinop hatırasıdır benim için)
mutlaka gidip görülmesı gereken bir yer...

Dilekçim, ne güzel bir detayı ne güzel anlatmışsın. Sanki yaşar gibi okudum.

TLGYLDZ
22.September.2008, 20:03
guzel yazı olmus sankı basta guzel bır hıkayeye baslıyoruz dedım ama sonrasında kucuk bır tavsıyeyey dönustu ama faydalı ve akıllı bır anlatımla kısının ne ıstedığını bılmesı gerektığı vurgulanıyor .....bu herkesın basından gecmıstır kesınlıkle..

orkun
22.September.2008, 21:14
sanırım benim böyle bir yazı okumaya ihtiyacım vardı teşekkürler

kıvılcım
23.September.2008, 14:00
çok güzel ve anlamlı bir yazı paylaşı için çok teşekkürler

okan
23.September.2008, 14:20
15 günde bir gittiğimiz halde Sinop'un bu kadar etkileyici olacağını düşünmemiştim ... demekki bakan gözle gören göz arasında fark varmış... paylaşımın için teşekkürler Faruk abi...

RoS
23.September.2008, 18:13
bi dakka ya aranızda zati bi sinoplu var o da benim :) abi valla cok güsel anlatmıssın bazı seyleri bazı seyleri deil bütün sölediklerin cok doğru yani sinop güsel hosuma gidiyor benimde ama fazla bi arkadasım yok burlarda bazen cnaım sıkılmıyor değil mesela bu aksam iftardan sonra ya pc basında olacam ya dısarda kendi kendime dolancam ne bilim beklerim hepinizi sinopa bu sene karadeniz turu yapanlar uğramadınız su memlekete ama bi dahaki yaza gelin derim tabi genede siz bilirisniz :) bu arada kimler yasadı sinopta kimler geldi gitti burdan bi öğreneyim cok iyi oluyor bunları öğrendiklerim bir sinoplu olrak :) elimde bissürü resim var buraya koymayı dusundum ama kararsız kaldım belki anılarınız dahada tazelenir varda var bissürü resim :)

RoS
23.September.2008, 18:17
istanbuldan gidesim var zaten.şöyle küçük biyerde yaşamak istiyorum .ama uhde kaldı anamı kafaya alamıyorum,tabi hatunuda.bu yazıda tuzu biberi oldu şimdi.

gidesim var diyorsunya ben yaklasık eylulun ilk haftalarında 5-6 kişi ile dğeişik dğeişik insanlarla tanıstım adam anlatıyor işte istanbuldan geldik bizde kucuk sehre yerlesmek istedik sinopu tercih ettik falan diye burası cok güsel kucuk sakin bi yer buyuk sehirde büyük para kazanıyors ama huzur yok burda az para kazanayım ama huzurum olsun diye geldim falan dediler yani artık şöle bir seymi var diyorum kucuk sehirlere göç gibi bir durum :S bilemicem ama bence iyi bir şey :)

RoS
23.September.2008, 18:49
valla şu Sinop karaburundaki çaybahçesini ve çayını merak ettim. çok hissederek anlatmışsın canım çekti . bahar olsada bi gidi versek::))

Sen gel abi ben sana ne caylar ısmarlarım :P :D

Tayfun
24.September.2008, 18:34
İçli yazın için sağol faruk abi, bir gün seninle uzun uzun yollara düşmek isterim, içilecek bir demli çayın, yenilecek bir kaşarlı tostun keşfini seninle yapmak gerçekten güzel olur, bekleyelim bakalım zaman bize ne hediyeler verecek...

arkon
25.September.2008, 01:08
İnşallah tayfuncum, Allah kısmet etmişse herşey olur, bende gönülden isterim.

kaanka
25.September.2008, 08:34
Askerden önce çalıştığım iş nedeni ile bende sık sık Sinop'a giderdim, gerçekten Karadeniz'in nadide güzelliklerinden biridir...

MAKAS
25.September.2008, 09:43
bi dakka ya aranızda zati bi sinoplu var o da benim :) abi valla cok güsel anlatmıssın bazı seyleri bazı seyleri deil bütün sölediklerin cok doğru yani sinop güsel hosuma gidiyor benimde ama fazla bi arkadasım yok burlarda bazen cnaım sıkılmıyor değil mesela bu aksam iftardan sonra ya pc basında olacam ya dısarda kendi kendime dolancam ne bilim beklerim hepinizi sinopa bu sene karadeniz turu yapanlar uğramadınız su memlekete ama bi dahaki yaza gelin derim tabi genede siz bilirisniz :) bu arada kimler yasadı sinopta kimler geldi gitti burdan bi öğreneyim cok iyi oluyor bunları öğrendiklerim bir sinoplu olrak :) elimde bissürü resim var buraya koymayı dusundum ama kararsız kaldım belki anılarınız dahada tazelenir varda var bissürü resim :)
benim annemde aslen sinoplu ama hiç gitmemiş belki bir gün misafir edersin bizi ha:|

RoS
25.September.2008, 15:30
Ne demek ya ne demek ederim tabi zatti zanım sıkılıor burlarda da gelin gelin :)