pardon :)
siteye hoşgeldiniz :)
Yazdırılabilir Görünüm
resimler yok....merakla resimleri bekliyorum...:(ama yokkkk....
Hakkaten ya nerde bu devlet nerde bu admin albüm istiyoruz albümmmmm:x:x:x
fatma hanım, hoşgeldiniz...
Herkes elindeki resimleri Alper'e atarsa Alper de foto albüme ekler 8)
bne bu akşam bendekileri siteye koyacam
dün koyacaktım farkındayım :mrgreen:
valla ne yalan söyliyim bende bekliyorum albümü gelemedik bari bakıp avunayım diye :(
arkadaşlar.....hadi lütfen...alper e resimleri atalım....mehtap benim resimlerimi ayrıca gönder....:cheesy:
Evvela geziye katılan herkese alper de dahil olmak üzere teşekkür ediyorum (niyeyse).
Ben cuma yola çıkanlardandım. Önde ben, arkada Mehtap, ortada da motorum olmak üzere çok disiplinli, harika bir grup sürüşü oldu.
Yolun TEM kısmını limitlerin elverdiği sürat ve sürede tamamlayıp Çerkezköy çıkışına bağlanınca benim için asıl yol başladı.
Yolun bu kısmında sırf buraya ilginç bir şeyler yazabilmek için sıradışı şeyler yaşamış olmayı isterdim ama olmadı. Güzel virajları, oksijeni, manzarayı, sürüş keyfini ve saate elli kilometre süratin üstüne çıkmayı istememeyi saymazsak pek de bir numarası yoktu rotanın.
İğneada'ya (şu 'ada' kısmına değinicem ilerde) vardığımızda saat kaçtı bilmiyorum ve işin aslı hiç de umursamıyorum. Derdim sürmekti.. sürdüm.
Mekan-ı Curcuna'da bizi Kadir ve eşi karşıladı. Birer bardak yol sonu çayıdan sonra kendimize bir pansiyon bulup kaplumbağa misali kabuklarımızı serdik.
Akabinde Berna ve.. Berna ve.. Berna ve.. -eee- Rizeli dostum geldi. Issız kumsala çadırlarını gerip ilçede okeye vurduk kendimizi. Ben oynamadım.. sadece izledim (:
Ertesi gün ekibin kalanı da gelince 'o adam'ın plajında, o adamın denizine girdik. Öğlen yemeği niyetine yediğim bir buçuk pide ve poğaçayı ancak sindirebildim (gaaaark)..
Gezide genel itibariyle yapılmış en güzel iki şeyden biri 'o adam'ı dövmemiş olmak, diğeri hando'nun mekanına, Uzunköprü'ye gitmekti.
Uzunköprü'nün uzun köprüsü 1250 metreydi merak edenler için.
Oteli rahat, tavuğu lezzetliydi.
Hem Uzunköprü'de, hem de hando'nun köyünde güler yüzle karşılanmak keyifliydi bir de. 'Şehirli serseliler' olmadığımızı 'şehirliler'den daha iyi farkettiler.
Kahveden bir amca köy meydanında iki-üç dönmemizi istemişti ama atladık onu. Bir dahakine kısmetse.
Ölmeden Meriç'i görmek de güzeldi hiç ilgimi çekmese de. Ve motorla arabanın arasına sıkışan Bull'u görebilmiş olmak.
Dönerken Zekai'nin zinciri error verdi. Benim buji patladı gitti. Göktaşı sandığımız şey ufo çıktı ve uzaylılar tarafından saldırıya uğradık. Her yer Belimize kadar kardı.. resmen hayatta kalma savaşı veriyorduk.
Diye diye asıl köye, evimize döndük.
4. buluşmada tekrar birlikte olabilmeyi diliyorum sadece. Daha kalabalık olmak falan umrumda değil ama o zamana kadar bir Intruder'ım olursa fena olmaz.
Çektiğim iki yüz küsür resimden elemeleri geçen 46 tanesini Alper'e yolladım.
Fırsatı olur da bu sene koyarsa albüme çok makbule geçecek.
Paylaşmadan edemiycem;
balayını sizlerle geçirmek gerçekten fena değildi ;)
Cuma buluşmasında görüşelim.
yawww resimler nerde kardeşim illa isyanmı çıkartalım:x:x