amınnnnnnnnnnnnnnnnnnn tabı yerse :P :P :P :P
Yazdırılabilir Görünüm
amınnnnnnnnnnnnnnnnnnn tabı yerse :P :P :P :P
Amiiiin Derrrrrrmişiiiiimmm.....
Alıntı:
yenikoylu_ua Nickli Üyeden Alıntı
şşşşşşşşşşşşşşşşşşşşttttttttttttttttttt...sen diyemezsin sakın heeeeeee
Allah yazdıysa bozsun
aminnnnnnnnnn
niye herkes kendi tarafından yontuyor ki
Geyik yapıyoruz HANDO...:)
ha tamam o zaman
bulanlar el kaldırsın :mrgreen:
Bu konuya başından beri cevap yazmak istiyorum. Ama ciddi anlamda konunun neresinden tutacağımı bulamıyorum.
Can Dündar'ın yazısındaki:
---Öyle bir girdik ki birbirimize, ben ilk kez odamin disinda yattim bi gece, misafir odasinda...
Gece yarisi kapi açildi, esim "ne yapiyosun burda?" diye sordu kapinin esiginden, "uyuyorum" dedim buz gibi bi sesle...
Gitti, gelmesi 1 dakikasini almisti elinde yastikla...
"kay yana" dedi daracik yatakta.
"ne yapiyosun?" dedigimde "benim yerim senin yanin, sen gelmezsen ben gelirim" dedi...
Kısmı bence herşeyi özetliyor. Öyle birini seveceksiniz ki kırılsanız da sizi yumuşatacak, kırsanız da kabahatliyken cezanızı çekmenize izin vermeyecek.
Benim aradığım en büyük özellik belki de bu. Ne kadar büyük tartışmalar yapsak da sonunda barışacağımızı, aslında birbirimizi çok sevdiğimizi bilen ve bu tartışmalardan sonra kıçını dönüp yatmayan, suratını asıp günlerce konuşmamazlık yapmayan biri olmalı. Böyle olmalı ki ben de kabahat işlediğinde ona aynı tepkileri gösterip arayı açmayayım.
Kavgalar bir bakıma ilişkiyi sağlamlaştıran çimentodur. Ama dozajı iyi ayarlamak gerekir. Hele ki yukarıda yazdığım kişilikler yoksa muhakkak bu işin dengesi bozulur.
Ciddi ve uzun bir ilişkinin bitiminin üzerinden 1 sene geçti. Benim için gerçekten çok zor bir toparlanma dönemiydi. Uyumsuzluk, saygısızlık vs. vs. bunlar değildi bunu bitiren. Babasının güvenini kazandığımdan beri benimle rahatça çıkıp dolaşabilmesi, benim onu kırmamak için çoğu isteğini yapmaya çalışmam 4 sene sonrasında kendisini şımarttı. Oldumcuk oldu.
Genelde kızlarda gördüğüm yapı bu, böyle olmayanlar zaten kendini bilir ve lütfen üzerlerine alınmasınlar. Bazı noktalarda rahatladıklarında, söz sahibi olup birşeyler yapmaya cesaret bulduklarında, bunu sağlayan ve devamlı her an arkasında destek olanları basamak gibi kullanmayı seçebiliyorlar.
Bu noktada yapmak istediklerinin ne kadar mantıksız veya yapılabilirliği düşük şeyler olduğu söylendiğinde de siz ona engel, asosyal, uyumlu olmayan birisine dönüşmüş oluyorsunuz.
Tabii şöyle bir dön arkana 2,5 - 3 sene öncesine bak dediğinizde hiç bir şey söyleyemiyorlar. Ama kafalarında olan tek şey bu ilişkiden çıkmak.
Bu konuyu hangi arkadaşıma anlattıysam (benden büyük (sonuçta tecrübeli) - küçük kız veya erkek) evet diyor. Gerçekten anlamsız saçma sapan bir duygu ama kızlarda bu var.
Benim ideal eşin kim olduğundan veya ne olduğundan çok bu saçmasapan duygunun kaynağı ya da nedenini öğrenmem gerekiyor.
Çünkü ben bundan sonra önüme çıkacak kişiye varımı yoğumu verip yatırım yaptıktan 4 sene sonra yatırımlarımı kaybetmek istemiyorum. Çünkü aşka ve sevgiye yaptığınız yatırımların sigortası yok. Kaybedince yenisini vermiyorlar.
İdeal eşi bulmayız, ona biz şekil veririz. Kendimiz nasıl ideal bir eş olmak isteyip kendimize yön verdiğimiz gibi eşimize de benzer bir yön verme çabası içinde oluruz.
Sonuçta en ideal dediğiniz kişide bile 100'lerce eksik nokta bulabilirsiniz.
Sevgili Gülçin, bence soruyu bu noktada böyle değiştirmeliyiz. İdeal eşe ulaştıktan - oluşturduktan sonra elimizde nasıl tutacağız?
(Elimizde tutamıyorsak ideal eş değilmiş mi diyeceğiz? :) )
Not: Artık canım çok sıkıldı, biri bana ideal eş bulsun :P