Spayder hayatımı kurtardı.
Uzun zamandır yoğunluğum nedeniyle forma giremiyordum, ama motorumla 2000 km yi kazasiz belasiz katettim diyecekken, geçen hafta salı gecesi, tam anlamıyla ölümden döndüm. Hatta şöyle söyleyeyim altimdaki motor, spyder değil de daytona olsaydı kesin ölmüştüm. Neyse gelelim olaya. Her salı Bostancı e-5 in yanındaki halı sahada 21:30-22:30 arası arkadaşlarla maç yaparız. Malum benim ev Taksim de, mac yapmak kadar her hafta o yolu motorla gütmek de benim için büyük keyif. Gecen salı yine şen şakrak yola çıktım. Hava güzel olduğu için gözluklu helmet kaskimi alarak bostanciya ulaştım. 4 gol 3 asistle man of the Match unvanını da alarak neşeye motoruma atladım, e-5 ten Bogaz köprüsü yoluna girerken yağmur başladı. Helmet in gözlükleri yağmurda büyük sıkıntı, gözlükleri çıkarttım, hızımı 120 den 100 e indirdim, köprüye doğru gözlerimi kirpistirarak gidiyorum. Köprüye iyice yaklaşinca rüzgarı düşünerek hızı 80 e indirdim. 1. Viyadükle köprü ayağının tam altındaki mazgalları gördüğümde herşey çok geçti. Yaklaşık 1mt uzunluğunda 15cm genişliğinde 20 tanesinin içi doldurulmuş, tam ortasindakinin içi boş olan mazgala ön tekerin girmesiyle, benim gidona yapışarak tüm ağırlımı motorun arkasına vermem bir oldu, motor altımda rodeoda binicisini üzerinden atmak isteyen bir boğa gibi kıçını yukarıya kaldırdı. O esnada havada uçuşan lastik parçalarını gördüm. Ön teker, çatalın onde, ağırlığın arkada ve süratli olmam sayesinde mazgaldan kurtulmuştu. Ama lastik paramparça, darbeyi yiyen jant eğilmişti. Motoru hemen saga çekmemle karayolları cekicisinin gelmesi bir oldu. Karayolları herhalde dava acmam için çekici ücreti almadı. Ama 400 tl lik michalen lastik, mazgal konusunda bana iyi bir ders verdi.