infinitedreams Nickli Üyeden Alıntı
Taksim'de eskiden beri gittiğim bir sokak var. Kafeleri, barları geçince tam köşede, yıkık-dökük bir bina. Onun dibine otururum... sırtımı da duvara yaslar saatlerce müzik dinlerim. Belki yüz kişi geçer önümden. Biraz ilerde yerde yatan bir sarhoş, daha da ilerde sevişen çiftler. Bazen biri gelir elinde içecek bir şeyle... çöker yanıma. Genelde konuşmazlar. Bazen ateş istedikleri olur yalnızca. Uzattığım ayaklarıma kazara basana da denk geldiğim oldu. Ne güzel ki dönüp bir "kusura bakma" bile demezler. Çünkü o sokağın adamları oradaki birini rahatsız eden şeyin üstüne basmak değil, onu farketmek olduğunu bilirler. Çok değil, 20 metre ötende parlak bluzlu kızlar, jöleli adamlar vardır ama görmezsin. Onlar seni görür arada... ama oraya atılmış bir çöp torbası sanarlar seni. Umursamazsın.
Bazen bunalıp da hayata bir mola vermek istediğimde oraya giderim işte ben. Gürültünün içinde kaybolurum... ve hemencecik kendim olurum.