Cuma günü sabah 7 de yola çıktık, hiçkendimizi kasmadan mola vere vere, kıçımızı zorlamadan yolda hiçbir sorunla karşılaşmadan saat 15 de dipsiz göle yanlış yollara girerek sonunda ulaştık, ilk izlenimimiz doğanın güzelliği karşısında donduk kaldık,gerçi gölü büyük sanıyorduk ama çok güzeldi.

Bizi ilk karşılayan 150 kiloluk bir zattı ondan tırsmışken bir başkası daha geldi oda en az okadar vardı biz şişmanlar klübünemi geldik diye düşünürken Okan ve sevgili eşi bizi görüp geldiler, sıcak ve samimi bir ortamda kalacağımız yeri Okanın sayesinde bulduk Mehmet ve eşide orada bize ev sahipliği yaptılar.

Okanın sayesinde votka ağacı olduk bütün votkalar Okana çıktı iç iç bitiremedik, etkinlikler 3 gün sürdü, ve pazar sabahı dönüş hazırlıkları başladı otel parası sorunu da kısa sürede çözüldü ve hep beraber dönüş yoluna çıktık, biraz grup sürüşü probleminden sonra, Gerede otobanına çıktık, kim tutar bizi ne varsa basa basa 2 mola daha verip döndük İstanbula, Çetinin radyatörü delindi ama artık alıştık bunlar büyük sorunlar değil, bugün Mehmet garantiden değiştirdi ve Çetin kardeşimiz Çanakkaleye devam etti.

Bu geziden sonra aldığımız dersler.

1- Büyük organizasyonlar kaçırılmamamlı.
2- Gelecğim deyipte gelmeyenleri gıcık edeceksin,
3- Yemeden içmeden kalmadan mutlaka kaç para diye soracaksın,
4- Grup sürüşü tekniklerini mutlaka herkese tekrar anlatmak gerekiyor,
5- Motorlarımız çok güzel kimse çamur atmasın,
6- Kamyonlara asla güvenme,
7- Farlar gece sürüşünde yetersiz kalıyor,
8- Acilen nesrin topkapıyı ilk buluşmamıza çağıralım.