Hadi gözün aydın. Tekerin düz bassın, allah kaza bela vermesin. Bizim motorların orjinal lastikleri "taş" gibi. Biraz dikkat gerektiriyor. Benim motorda 16.000km'de. Lastik değiştirme vakti geldi. Bir ara değiştireceğim artık.
Fren konusunda motorsikletlerde genelde ön fren kullanmayı tavsiye ederler. Fakat ön fren kullanmak "incelik" (bende pek olmayan bir şey sanırım) istiyor. Dönüş sırasında ön fren yaparsan (birazda sert olursa) ön teker kilitler düşersin (bu konuda sol kolumdaki vida uzun bir hikaye anlatabilir sana). Islak zemin daha kötüsüdür. Ben şahsen ıslak zeminde kesinlikle ön frene dokunmuyorum (yıllar önce yapmış olduğum ve yukarıda değindiğim kazanın da etkisi olabilir). Normal koşullar altında da ağırlklı olarak arka freni kullanıyorum (benim motorun arka freni disk, ağırlık arkada). Ön freni yanlızca "acil durumlarda" frenleme açısından kullanıyorum.
Diğer sorularını da (seninki kadar uzun bir yol olmasada) Ordu-Samsun arasında sık gidip gelen biri olarak cevaplayacağım.
Sırt çantan çok ağır olmasın. Ağır olsa bile ağırlığın bir kısmını mümkünse artçı selesi taşısın. Benim dizüstü bilgisayar çantam 4-5 kg ağırlığında. Eğer seleden destek almadan sırtımda olursa dönüş yolunda (3-4 saatte) titreşiminde etkisiyle bir miktar sırt ağrısı yapabiliyor. Ben çanta ile motora binip, omuz askılarının boyunu azcık uzatıyorum. Böylece çanta seleye temas ediyor ve omzumdan yükün bir kısmını alıyor.
Bu konuda benim bildiğim bir tavsiye yok. Yanlızca motorun ıstahap haddini geçmemen iyi olur. Çantaları dengeli yüklemen dengen açısından çok önemli. Ayrıca arka frenin bir miktar farklı davranacaktır (daha geç tutacaktır yükten dolayı).
Hiç kafana takma, hiçbirşey senin canından önemli değil. Bu ülkede otobanlar hariç "şu hızın altında gidemezsin" diye bir kural yok.
Benim motorumda bulunan ve hiç ayırmadığım parçalar şunlar, (bunlar sanırım motorla gelen şeyler, eski sahibinden kalma)
1. 2 tane anahtar (sanırım 13-14 ve 15-16, motordaki her somunu açabiliyor)
2. Alyan anahtar (tek bir tane, motordakilerin hepsi aynı ölçü)
3. Buji anahtarı
4. Pense (çok işlevli olanlardan, tornavida vs de olan. Migros'tan almıştım, ben ekledim)
5. Çakı (hediye gelmişti, attım motora)
6. 2 adet yedek buji.
Bunlar haricinde 1/2 lt dolu su şisesi bulunsun. İmamın abdest suyu kıvamında da olsa, dağ başı bir yerde kaldığında "buz gibi kaynak suyu" yerine geçiyor
Benim bildiğim bir kanal yok. Yollarda da internete çok güvenme. Bir çok şehirler arası yolda hala 3g yok. :( Ama motorunun bir ustası vardır. Onun cep numarası yanında olsun. O da olmazsa telefonla elimizden geldiğince yardım ederiz.
İki yolda aynı, birinde saat yönünde dönüyorsun, diğerinde tam tersi. Bana soracak olursan, elmadağı tırmanmak yerine inmeyi tercih ederim.
Bir diğer alternatifte (eğer vaktin varsa) samsun, sinop, amasra, bartın, istanbul yapabilirsin. Özellikle sahilden gidilen amasra, sinop yolu için harika diyorlar. Ama hız için uygun olmayan bir yol.
Güzergahında ise, Eskişehir'de Papağan'da çiğ börek ye. Tarihi yerlere merakın varsa Eskişehir-Ankara arasında yassıhöyük vardır. Bir de arada kurtuluş savaşı müzesi (büyük Atatürk heykelinden tanırsın).
Yoruldukça. Unutma, hiçbirşey senden değerli değil.
Yağını, suyunu yol açıkmadan kontrol et. Bujilerini falan da bu kontrol içerisine koyabilirsin. Zincir gerginliği ve yağ durumuna bak ve yola çık.
Bunu bir gezi gibi görüp bol bol fotoğraf çekve dönünde yaşadıklarını bir çok blog web sitesinde gördüğümüz gibi bizimle paylaş. Bizim gibi gidemeyenleri çatlat ;)
Kolay gelsin, hayırlı yolculuklar.





Spyder
Samsun
0 Rh (+)
)
Alıntı ile Cevapla