Muhsin o kadar geniş bir konuya el atmışsın ki, kimse yazmaya zaman bulamamış anlaşılanDerler ya "bu hamur çok su götürür" , ha işte o cinsten.
Ben kendi yaptığım rutin işlemlerden bahsedeyim;
-Pazar günü öncelikle yapılması gereken iş kahvaltı. Kahvaltı yapmadan insanoğlu çalışmaz, çalışamaz.
-Aradan bir ay süre geçmişse-ben kesin 300 km yaptığım için söylüyorum-kesinlikle zinciri yağlıyorum. Her seferinde bu işlemden önce zinciri yağdan arındırmıyorum. 300 km' de zincir yağı, 600 km' de zincir temizleme ve yağlama şeklinde işlem yapıyorum. Bunlar için Ipone' un iki ayrı spreyi vardı bende.
-Zincirin gevşekliğini elimle kontrol ediyordum, zaten gevşemiş olduğunda ses de yapar. İlla ki anlarsın. Bunu kendim beceremediğim için ustaya yaptırdım hep.
-Motor üzerindeki hareketli parçaları wd40 ile yağlıyorum. Tabi ne işe yaradığını bildiğim kısımlara yapıyorum bunu, önüme her gelen ve oynayan parçaya değil. En basit örneği vites pedalı mesela...
-Bu kadar yağ-pas işinden sonra yıkama şart. Eve yakın bir yıkamacıda yaptırıyordum ben bu işlemi. Elemanı da tembihliyordum ki tazyikli suyu motor kısmına yakın tutmasın diye.
-Yıkamadan sonra eve dönüşte düşen veya gevşeyen vida vs. var mı diye son bir genel kontrol yapıyordum.
-İstiklal Marşı ve kapanış.





Yamaha XVS 950 Midnightstar
İstanbul - İçerenköy (Anadolu Yakası)
0 Rh (+)
Derler ya "bu hamur çok su götürür" , ha işte o cinsten.
Alıntı ile Cevapla