DEVAMI (sığmadı da )
en son yolun sağa doğru döndüğünü ve yukarı bir yol olduğunu hatırlıyorum ve yeniden akü bitti bu sefer ilk geçen arabayı durdurmaya kararlıydım ı yüzden motoru yolun ortasında bıraktım ki araba geçemesin diye ve hava çok kararmıştı .yoldan geçen arabalara telefonun feneri ile dur işareti yapıyorum ama hiç kimse durmuyordu akşam olduğu ve çok tenha bir yer olduğu için olsa gerek yokuştan aşşağı doğru gelen 2 tane araba durdu ve içinden 8 kişi çıktı ve başladık muhabbet etmeye dedim festivale gidiyoruz ama bilmiyorum varabilecekmiyiz bu şekilde diye .gençler bize yardım ettiler ve takviye ile motoru çalıştırdım aralarından birisi biz festivaleden geliyoruz millet toplanmaya başlamış yarın başlıyacak asıl festival dedi ve yolu bize tarif etti.yarın biz orada olacağız yardıma ihtiyacınız olursa yardımcı oluruz dedi ve telefon numaralrını aldık birbirimizden ve yola çıktık .bir kasaba gibi bir yere varmıştık karanlık tenha bir kasabaydı ve yolun ortasında motorla sıfır çizen bir iki gence rastladım ve dedim kesin bunlar festivale gidiyor bunları takip edeyim.tabiki ne farımız ne de başka bir şeyimiz yanmadığı için karanklıkta kapkara ve karşı yoldan gelen bir araba sola döndü ve bizi görmediği için az daha çarpıyordu. çünkü çok hızlı gidiyordum ve öyle bir sıyırdımki ayaklığım adamın tamponunu çizdi o derece ve ileride yavaşlayarak durdum ve eşime dedimki telefonun fenerini aç ve telefonu salla dedimo şekilde festival alanına vardık ve hemen gölün kenarına çadırı kurup motoru park ettik soğuk bir şişe vodka ile bu yolu kutlamaya karar verdik.geceyi o şekilde sarhoş bir şekilde geçirdikten sonra sabahına zımba gibi uyanmış ve bütün enerjimi toplamıştım.ve bir gün öncesinde bana yardım eden gençler eşleri ve kız arkadaşları ile bizi bulmak çin dolanıyorlardı ve beni gördüler muhabbet ettikten sonra ben motorun başına giderek sorunun neden olduğunu anlamaya çalışıyordum tabiki bütün festival seferberlik ilan edip başıma toplanmıştı herkes başka birşey diyordu yok ondan yok bundan ben o gazla yeni akü almaya karar verdim ve eski akü kucağımda kablolar o şelikde şehre giderek yeni aküyü aldım ve festival alanına geri döndüm .o sırada herkes festival alanından şehir merkezindeki gösteri ve yarışmalar için hazırlanmış bekliyordu .hemen eski aküyü iple ağaca astım hatıra olsun diye ve diğer motorların arasına katıldım.çok güzel bir konvoy halinde giderken motorum teklemeye başladı ve durup buji değiştirdim derken konvoy uzaklaşmıştı millete sora sora şehir merkezine ulaştım ve oraya vardığımda en yüksek sesli motor yarışı için motorlar sıraya girmiş bekliyordu benim geldiğimi gören insanlar hadi hadi sende sende diyerek beni ittire kaktıra diğer motorların arasına soktular .herkes sıra ile motoru çalıştırıyor ve gaz veriyordu ben en son sırada olduğum için bekliyor ve kendi kendime bunları yerim yok öle böle hayaller kuruyordum ve beklenen an gelmişti yalnız bir sorun vardı motor yine çalışmıyordu
.
akü yine bitmişti yeni almama rağmen çalışmıyordu. diğer yarışmacılar tamam çalışmıyor işte devam edelim oylamaya geçelim diye isyan ediyorlardı o sıra yanımda bulunan çocuk java sından aküyü çıkardı dediki kardeşim al bende hazırda olan kabloları çıkardım ve takviye ile çalıştırıdım. ve birinci olarak kendimi ve motorumu kanıtlamayı başarmıştım
gösteriler showlar derken festival alanı yolu tuttuk.akşamına içip zil zurna sarhoş olduktan sonra hediyelik buji anahtalıklardan almışım kendime ve o gazla çadıra varamadan ayakkabıları çıkarırken uyuyakalmışım çadırın girişinde ..
ertesi gün ilk gün bana yardım eden gençlerden birisi bana yedek parça getirdi ilk başta 80 griven istemişti türk lirasi ile 10 tl sonrasında tanışıp içip kaynaşınca para almaktan vazgeçti ama ben birisine borçlu kalmayı sevmediğim için aldığım hediyelik buji anahtarlığı zorla çocuğa vererek kendimce vicdan yapmaktan kurtulmuştum.aldığım yedek parçayı motorun altına attım ve eğlenmeye devam ediyordum çocuk her yarım saatte bir gelip tak şunu sonra yine sıkıntı olacak diyerek yanıma geliyordu .ben o kadar eğlenmişim ve takılmışım ki takmayı unuttum .ve geri döneceğimiz gün sabahı motoru sorunsuz çalıştırarak yola çıktım 100 km gittikten sonra yolun ortasında kaldım.bu sefer takviye ile bile çalışmıyordu ve yapacak hiç bir şeyim yoktu . anahtar takımı ve gerekli bütün malzemeler yanımda vardı ama nedense aldığım tedek parçayı takmak bana çok zahmetli bu uğraştırıcı geliyordu yoldan geçen motorcular durum bana yardım etmeye çalıştılar ama ben nedense ben hallediyorum diyerek milleti hep gönderdim gurur yapmanın lüzumu varmıydı bilmiyorum ama gereksiz bir ego ile yolun ortasında sıcakta mal gibi duruyor yedek parçaya bakıyordum. eşim artık umudu kesmiş çimlerin üstüne karimatı atmış uyuyordu .en son o kadar bunalmış olsam gerek o gazla 45 dakika uğraştıktan sonra aküyü şatk eden motoru söktüm ve yerine bana verdikleri motoru taktım .(şarj dinamosu galiba tükçe adı) generatır deniyor.ve öyle böyle motoru tekrardan hayata döndürdüm.
hiç durmadan yolumuza devam etmeye başladık ve inanılmaz bir yağmur başladı sırılsıklam ıslanmış ve hasta olmak üzereydik hiç birşey göremiyor ve yağmurdan nefes alamıyordum. ilk gördüğümüz köy bakkalına sığındık orda coraplarımıza kadar çıkarıp sandalyeye oraya buraya asarak kurumayı bekledil ama yağmur dinerek gibi dğeildi ve vakit geçiyordu ve bu benim için dez avantajdı akşama kalmak demek yardım bulamamak anlamına geldiği için yola çıkma kararı aldık .lebedin bölgesine geldiğimizde o kadar mutlu olmuştuk ki ve yağmur dinmiş üstümüzde kapra bulut ve altında bizim olduğumuz şehre doğru aynı hizzada gidiyorduk eşim fotoğraf çekilelim çok ilginç böyle bulutlar göremeyiz diye gazı verince durduk ve başladık foto çekmeye ve tabiki yağmuş başladı tekrardan dolmuş klubesine sığındık ve beklemeye başladık kendi şehrimden 70 km uzaklıkta olduğum için çokta endişelenmiyordum açıkcası ve işte o an motor yine çalışmıyordu ve geldiğimiz yön tarafında yokuş vardı ve başladım motoru yokuştan aşşağıya vurdurmaya ve neredeyse 600-700 metre vurdurmama rağmen çalışmamıştı ve eşim gözükmüyordu bile orda tepede dolmuş durağının içine girmiş bekliyordu ben sinirden motora tekme atıyor bağırıyor olduğum yerde dönüyor küfrediyordum.ne olduysa motor çalıştı ve hemen yukarı tepeye doğrı yol aldım ve eşimıde alarak yapabildiğim bütün hızla şehre doğru gitmeye başladık. taki o sesi duyana kadar şehre 57 km kala güüüüm diye bir ses geldi ve motorun arkası bir o yana bir bu yana kaymaya başladı arkama baktığımda kıvılcımlar çıktığını gördüm eşime bağırdım tutun tutun
ön frenim olmadığı ve arka tekerim patladığı ve jantın üstünde bir o yana bir bu yana yattığı için frende yapamıyordum ve fren yapsam motoru bir yere yatıracaktım belliydi 350 kg motor ve esya yüklü 80-90 km ile yatması demek sortlarla kolumuzun bacağımızın kırılıp parçalanması demek .ayaklarımı tripod gibi iki yana açarak moorun yavaşlamasını bekliyordum ama ne kadar gidonu çevirsemde motor sol tarafa doğru çekiyordu .yoldan çıkmış ıslan çimlerin üstünde yoldan 2-3 metre uzaklaşmışş ölece kalmıştık.olayın şokunu atlatamamış birmirimize bakıyorduk ve sarılıp gülmeye başladık yine gtü kurtardık diyerek uyku tulumunu ve karimatı yere sererek üstüne oturdu ve birer sigara yakıp kahkahalar atıp olay üstüne fantaziler kurmaya başlamıştık ya şöyle olsaydı ya böyle olsaydı az daha geberioduk yok öle yok böle derken akşam olmuştu arkadaşlarımı aradım ve bana bir teker getirdiler onlar gelene kadar ben arka tekeri sökmüş bekliyordum ve onlar gelince direk taktık eşim arabaya bindi bense motoruma ve o şekilde şehre verdık ve işte o en sevdiğim an gelmişti klozete oturdum ve bir sigara yaktım ve yine bir festivalin daha fizibilitesini yapıp duşumu alıp yattım.
bunun devamı var motoru tamir ettiğimi zannedip 1300 km yola çıkmak onuda bir ara yazarım ....
hayat gerçekten böyle olaylarla renkleniyor ve bu yüzden uzun yolu çok seviyorum.![]()





Regal raptor spyder 350
Ankara - Çankaya
B Rh (+)

.
Alıntı ile Cevapla