13 ağustos pazar akşamı YALOVA MOTOFESTTEN dönerken, küçük bir RR grubuyla çıktığım yoldan motorumun
küçük oluşu nedeniyle gruptan kopmak zorunda kaldım. bir yerden otobana girip F.S.M. köprüsüne ulaştım. ve
ordan EDİRNE'ye doğru yola çıtım SİLİVRİ'ye 15km kala bir mola yerinde telefonum çaldı arayan ESMER
SANCEZ'di. çerkez köy sapağında yağmura yakalanmış ve şımşırk olmuş. aramızda yaklaşık 50km mesafe
olmasına rağmen hızlı genç adam bir 20 dakika beklemedi beni hah hah hah. LÜLEBURGAZ gişelerindeki görevliye
sorduğumda KIRMIZI RENKLİ BİR MOTORUN ESMER BİR YAKIŞIKLIYLA 10 dakika önce geçtiğini söyleyince,
"SANCEZ kulaklarını çekiciğim senin" diye geçirdim içimden...
farımın sakızlık yapmasına rağmen ite kaka düşe kalka evime vardım. uykumdan yine ESMER dostumun çaldırdığı
telenla uyandım... "abi ben BABAESKİ'deyim yanına geliyorum" dedi. misafir karşılayacağız ya zarzor doğruldum
yatağımdan alael acela bir üstbaş yapıp çıktım sokağa nerde kaldığını öğrenmek için aradığımda "abi uzunköprüye
yeni girdim" dedi bende "dümdüz ilerle o yol seni bana getirecektir" dedim.
sonra buluştuk hemen artçı koltuğuna attım tabii SANCEZ İ neyse durağımız olan caddeye geldik bir hoş geldin
sefa geldin seramonisinden sonra. meşhur köfteciye yemeğe gittik. köftelerimizi yedikten sonra (bkz resimde
görüldüğü gibi) bir dondurmalı peynir helvası ziyafeti (yine bkz resimin birinde göründüğü gibi). birşeyler içelim
dedim. malum bu gençler çay içmezler limonatayla geçiştirdik (bakmayınız resimlerde o an yok). sonra bir
ayakkabı boyacısı musallat oldu başımıza kalp kırmayacağız ya bir parlattırdık ( bakınız resimlerde var)
sonra her zamanki güzergahtan bir şehir turu attık ve meşhur şehre adını veren DÜNYANIN EN UZUN TAŞ
KÖPRÜSÜNÜN ANA GÖZÜNÜN ALTINA GELDİK. (EMEĞİ GEÇEN ECDADIMIZIN RUHLARI ŞAD OLSUN)
BİR KAÇ FOTOĞRAFTAN SONRA BAKTIK Kİ BİR GRUP SARHOŞ ORAYI MESKEN EDİNMİŞ VE ECDADININ
MİRASININ AYAKLARININ DİBİNDE ŞARAP AYİNLERİ DÜZENLEMİŞ, VEDELİL OLARAKTA İŞTE BU BOŞ ŞİŞELERİ
BIRAKMIŞ. (bkz resimlerde sıralı ve muntazam bir şekilde görülmektedir) ordan ayrılıp yine şehir merkezine
döndük ve bir süre sohbetten sonra vedalaşıp ayrıldık...
SANCEZ... çok şeker küçük ve tatlı aynı zamanda yakışıklı bir esmer delikanlı, genç kızların yüreğini hoplatacak
herşeye sahip. hayatın başında, herşeyin karşısında, prensipleri olan, kendinden emin bir görüntü çizmekte.
hızı sevmekte, geçmişi düşünmemekte, bugünü yaşamakta, geleceğe umutla bakmakta.
o ESMER DELİKANLIYI hando çok sevdi ve kıskandı... çünkü bu yaşta motor sürüyor...
hando





yamaha xvs 535 virago
Edirne
A Rh (+)
Alıntı ile Cevapla