Bazen bir şehir, şehir olmanın dışında anlamlara gelebilir.

Yeni bir hayat, yeni bir düzen, yeni bir umut, yeni dostluklar, kardeşlikler. Sen namusunla kendine bir hayat kurmaya geldin buraya, bizi de hayatına aldın, kardeş saydın, abi saydın. Biz de seni öyle bildik. Birgünden birgüne ne bir yanlışını gördük ne de işittik. Ama işte kul kurar, kader gülermiş. Burası benim memleketim dedin, memleketinden ayrılmak zorunda kaldın.

İnsan her günün çaylağı. Her gün birşeyler öğretiyor bize. Mesela ayrılık da bazen, kendinden farklı anlamlara gelirmiş. Otogarda seni otobüs camına yaslanıp bize bakarken gördüm son kez. İçimizden bir parça alıp götürdün be kardeşim. Bizi şimdiye kadar hep güldürmüştün, bu sefer ağlattın. Kendine iyi bak İlker'im. Sana kapımız da gönlümüz de her daim açık. Bir telefon aç ben menemeni yaparım.

Biz senin arkandan su değil gözyaşı döktük. Çabuk gidip çabuk gelesin diye. Mekanlar değişse de sen bizim gönlümüzdesin. Yolun, bahtın açık olsun.
https://youtu.be/TeH7sCVCMJk



LG-D855 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi