... heyhaat ve de oysa. Eray araziye uyum sağlamış ve ortadan kaybolmuştu. O gün bugün Erayı gören olmadı.
Akşam karanlığı ormana çöktükçe kamp ateşlerinin kızılımsı turuncusu , etrafında toplanan motorcusu ve motorcunun yüreğindeki çocuksu coşkusu anlatılmaz yaşanırdı.
Doğada yenen yemeğin tadı damaklardan henüz silinmeden, odun ateşinde fokurdayan kahvelerin kokusu sarmıştı ortamı.
İşte tam o anda Erkan hoca ağaçların arasında bir karaltnın hareket ettiğini farketti ve kulak kesildi.... [erkan hocama meydan okuyorum]
…..............
Tam o anda bir silüet gördüm ağaçların arasında, ayın şavkı vuruyordu titreyen kamp ateşinin etrafındaki motorculara.
Ve ağaçların arasındaki o silüet inlemeye başladı evet evet nağmeler, notalar dökülüyordu ince ince, sessiz sessizdi önce ve artıyor yükseliyordu ağır ağır gecenin karanlığını delercesine.
Artık güzel sözlere bir saz eşlik etmeye başladı ve vuruyordu tellere ince parmaklarıyla, gece akıyor herkes susmuş dinliyor hayaller kuruyordu raptorlar sıcak çaylarını yudumlarken.
Heyhat ne güzel de çalıyor söylüyordu şarkıları sazıyla ve diyordu ki "uzun ince bir yoldayım gidiyorum gündüz gece".....
Resul D. ye selam olsun, meydan okunmuştur.....
M2102J20SG cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi




VFR 800X Crossrunner
Ankara
A Rh (+)
Alıntı ile Cevapla

