Her erkek çocuğunun içinde güç harcamadan giden bir bisiklet vardır.

Hele hele bizimki gibi yokuşlu bölgelerde büyüyenler için.


Ben solorider olamam, içimde yok. Hayatta yaptığın şeylere şahit olan kimse yoksa hepsi sende kalıyor ve sonrası sarmıyor. Bir süre sonra insan sıkılıyor.*


Üst mesajda mehmetin bahsettiği film. Hayalim. 4 en az olması gereken mümkünse daha kalabalık olsun *


Sürat severim ama yalnız. Fakat fırı fırı gezmek daha cazip.*


Bu hayaller ve mihvalde liseden mezun olduk. Sonra bir arkadaşla 400 milyona (o zamanlar öğrenci bileti ankarada 600 bin) bir mobilet aldık. 300 arkadaş verdi 100 ben. O staj yapmıştı ordan artırmış bende harçlıklardan.


Tamirciden aldık plaka falan hakgetire. Tamirci "ben size ayar yapayım daha az yaksın" diye bir şeyler yaptı düz yolda gidiyor ama birazcık eğimde çekmiyor. Yokuş falan değil eğim.*


O mobileti arkadaşın evine bir çektik o çekiş. Ne o çıkardı sürdü ne ben gördüm. Kömürlükte çürüdü.


Yıllar geçti hevesim kursağımdan ne indi ne çıktı. 2010 ilk düzgün maaş aldığım işe girdim. Skutır olmayan kurye motoları var. Galiba cbr150 falan. O zamanlar ben zannediyorum chopperlar çok pahalı bakmıyorum diğerine bakıyorum. Ama ilana falan değil, yolda sağda solda gördüklerime.


Bilmemek de sıkıntılı o zamanlar aslında bizim regaller varmış ucuza bilemedik.


2013 gibi iyice bende tavan yaptı motor aşkı. Ama her öğrencide olan öğrenim kredisi belimizi büktü. Bir diğer sorun motora park sorunu. 2015 gibi artık motosiklet ehliyetini aldım ama sallantı 2017 eylüle kadar devam etti. Şimdiki oturduğumuz eve de yeni taşınmışız bina altında kapalı garaj var. Artık dişlerimin şangırtısını durduramıyorum.*


Morosiklet ilanlarına falan bakıyorum. Falcon, regal, mct, küba ve adını hatırlamadığım bir sürü chopper a gözüm gönlüm herşeyim düşüyor.


Bakıyorum ama aksi gibi param da yok.

2017 ekim. Noktayı koyuyorum. 2013 model Regal Raptor Klasik 250. Kredi çektim. Motoru aldık ama bende düz giderim gerisi yok. Bizim garaja çektirdik. Önce ekipman Osmaali ile gittik ikimize de ekipman aldık. Motoru almadan önce uzun süre motor kullanmadığım için 2 saat bi eğitim almıştım. Klasiğe bir oturdum bu bambaşka bir pozisyon, oturuş, tepki, sürüş.


2 gün trafiğe kapalı alanda sürüş 3. gün işe gittim. Böylelikle Koç'umla yollara düştük.*


Koç ; regalimin adıydı. Beni hiç yüzüstü bırakmadı. Üzdüğü zamanlar oldu ama Koç gibi Koçtu. Bir bakardım en olmadık yerlerde beni kurtarmış, bir bakardım olmadık hızlara çıkmış, bir bakardım kendini bana siper etmiş. Çok sadıktı. Ondan istediğim bir şey varsa ikiletmezdi hemen yapardı. Tabiki gücünün yettiği ölçüde. Bende ona kötü davranmadım tabi. İşe gider gelirken derttaşım.*


Yıllarca ve bol kilometreli yollar yaptık, taşıdı beni.

Ama bir yerden sonra abi beni sal dedi. Seninle gezmek tozmak paha biçilemez ama ben artık seni taşıyamıyorum dedi. Yollarımızı ayırdık.


Cc yükseltmek istiyordum ama yüksek cc yeni motor yok. Bir tık da çinden çıkmak istedim.

Aklımda 2 motor var birisi Virago 535 diğeri gv250. Neden 250 hala çünkü tork ve diğer bazı özellikler yüksek. Bu süreçte yıl olarak eski yerine yeniyi tercih edip Gv 250 lere bakmaya başladım. Ama hep kırmızılara


Bir Antep maceramız olacaktı olmadı, antalya edirne falan derken burda Ankarada Pursaklar da 3100 km de 2016 bir gvyi abiler önerdi. Ama benim bütçe 28 bin civarı çok temizi olursa 30 a kadar. 31.250 ye aldık.


Diğer motolardan choppera geçince bi yabancılık olur tamam ama sanki ilk defa morosiklet sürmüşüm gibi yabancılık çektim. Meğer derdi farklıymış. Bambaşka şeyler yaşatmak istemiş.


Gv250 nin adı KERATA oldu. Biraz şımarık biraz haylaz bazen belirsiz. Abisini aratmadı ve o sana ne söz verdiyse aynı sözleri bende sana veriyorum dedi.*


Adını ilk uzun yolunda aldı. Yüzümü kara çıkarmadığı her seferinde koçumun deposuna vurup "koçum benim maşallah" derdim. Kerataya depoya vurup "keratam benim akıllı ol" diyorum


Bizim hikayemiz böyle başladı ve devam editor.

Başka bahsettiğimiz film varya işte ondan bir parçayı Celil abi, Erkan abi, Deniz abi ve ben Muğla Antalya turumuzda yaptık. Çocukluk hayalim çocukluk arkadaşlarımla yapmaktı, ama daha iyileriyle yaptık


Motosiklet hayalimin en başından beri kalıplara girmeyi hiç düşünmedim. Tek bir şey vardı kendimi özgür hissetmek. Bana bunu yaşatan morosikletlerime teşekkür ediyorum, bu yolculukta yanımda olan dostlarıma da minnettarım.


Koçun giderken bana bıraktığı en güzel şey neydi??

Raptor Riders.

Koçu alacağım zamanlarda aslında üzerine biraz daha ekleyerek gv250 de alabilirdim. Eğer almış olsaydım büyük ihtimal abuk subuk grupları görüp solorider olurdum sonra da motoru satar hayale uzaktan bakmaya devam ederdim. Yıllardır aynı şeyi söylüyorum. İyiki koçu almışım iyiki sizleri tanımışım.


Vesselam....

Sürçi lisan ettikse affola