Arkadaşlar ben ne yazık ki bir hukuk bürosunda çalışıyorum.ne yazık ki ki diyorum çünkü Türkiyede hukuğun nasıl işlediğini çoğunuzdan iyi biliyorum. Bundan dolayı ben ne yazık ki olayların hukuksal boyutuna sizler kadar iyimser bakmıyorum.Polis nasıl tutanak tutarsa , bilirkişi ne bilerek rapor tutarsa ve Hakim meseleyi ne kadar anlarsa karar böyle oluyor.Keza yargıtayın halide içler acısı ve çoğu dosya ne zayık ki doğru düzgün incelenmeden onanıyor. bunlarla ilgili bir çok örnek verebilirim. ama keyfiniz kaçar.adalete olan güveniniz sarsılır.mevcut kanunlarla bu kadar olabiliyor.halkımız trafik konusunda bilinçlenmediği taktirde de mevcut durum aynen devam edecek.Bırakın iyi bir avukatı , avukatların kralı gelse durum böyle.değişmiyor.
Dolayısıyla ses getirecek bir eylem yapılacaksa mutlaka basın desteği olmalıdır.Hatırlarmısınız bir adam , Kızı bağdat caddesinde motorsiklet ile kaza geçirdiği vakit Ankaraya kadar yürümüştü ve bu olayın sonucunda trafik kanunu değişmişti. Basın her gün bu kadar gündeme getirmeseydi bırakın kanun değişmesini , ne bu yürüyüşten ve de bu olaydan kimsenin haberi olmazdı. Müslüm Baba doğru söyler.Eylemler kitlesel tepkilere dönmezse ses getirmez. trafik terörü denilince ilk akla taksiciler ve minibüsçüler geliyor. Ama canları yanıncada ilk eylemler yine bunlardan geliyor.çatır çatır haklarını arıyorlar.ancak konu motorsiklet olunca ilginç durumlar oluyor ve Halkımız kazaya karışan bir motorsiklet haberi duyduğunda anlamadan dinlemeden ilk tepkisi motor kullanıcısına gösteriyor .Avrupada ki gibi ayrı yol da yapılamayacağına göre ses getirecek bir eylem şart. bıkmadan yılmadan , gerekirse her hafta her gün , gerekirse polis engellemesinide göz altına alarak , bu durumu düzeltebilecek yetkililer artık bu duruma uyanana ve gerekli önlemleri alana kadar yapmak lazım.




Alıntı ile Cevapla