Ta ki o fırtınaya kadar...

Gece yar
ısı, fırtınanın o müthiş
uğultusuyla uyandı. Öyle ki, bina
çat
ırdıyordu. Yatağından fırladı, adamın odasına koştu: 'Kalk, kalk!
F
ırtına çıktı. Herşeyi uçurmadan yapabileceklerimizi yapalım.' Adam
yata
ğından bile doğrulmadan mırıldandı: 'Boşverin efendim, gidin
yat
ın.İşe girerken ben size fırtına çıktığında uyuyabilirim demiştim
ya.' Çiftçi adam
ın rahatlığına çıldırmıştı. Ertesi sabah ilk işi onu
kovmak olacakt
ı, amaşimdi fırtınaya bir çare bulmak gerekiyordu.

D
ışarıçıktı, saman balyalarına koştu: A-aa! Saman balyaları
birle
ştirilmiş, üzeri muşamba ile örtülmüş, sıkıca bağlanmıştı. Ahıra
ko
ştu.İneklerin tamamıbahçeden ahıra sokulmuş, ahırın kapısı
desteklenmi
şti. Tekrar evine yöneldi; evin kepenklerinin tamamı
kapat
ılmıştı. Çiftçi rahatlamışbir halde odasına döndü, yatağına
yatt
ı. Fırtına uğuldamaya devam ediyordu. Gülümsedi ve gözlerini
kapat
ırken mırıldandı: 'Fırtına çıktığında uyuyabilirim'

S
ıkıntılara zihnen (bilgi, plan), maddeten (tedbir)
haz
ırsanız, fırtına çıktığında uyuyabilirsiniz hayatınız boyunca...



(KIZGINLIKLA KARAR ALMAYIN,

MUTLULUKTAN UÇTUĞUNUZDA SÖZ VERMEYİN.
İKİSİ DE SARHOŞLUK ÂNIDIR, AKIL BAŞTA DEĞİLDİR)