Kullanıcı Adı: Şifre: - Şifrenizi mi Unuttunuz?
Raptor Riders'a Henüz Üye Değil misiniz? Lütfen Kayıt Olun!

Toplam 6 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 6 arasi kadar sonuc gösteriliyor
  1. #1

    X__utku__X - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Utku Şahin
    Gümrük Müşavir Yardımcısı
     Cbf150
     İstanbul - Esenyurt (Avrupa Yakası)
    Üyelik:24.December.2007
    Mesajlar: 438  |   B Rh (+)
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    0

    Organ Bağışı

    Vücutta görev yapamayacak kadar hasta ve hatta bedene zararlı hale gelen bir organın bir yenisi ve sağlamı ile değiştirilmesi düşüncesi çok eski zamanlardan beri insanların ilgisini çekmiştir. Organ nakli, en basit tanımıyla, vücutta görevini yapamayan bir organın yerine canlı bir vericiden veya ölüden alınan sağlam ve aynı görevi üslenecek bir organın nakledilmesi işlemidir. Organ nakli, günümüzde bir çok kronik organ hastalıklarında uygulanan rutin, geçerli ve ileri bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Organ nakillerinde verici kaynağı canlı ve kadavra olarak ikiye ayrılmaktadır. Canlı kişilerden organ alınması, organ veren kişinin yaşamını riske sokmayacak çift organların birini almak ile mümkündür (böbrek, parça olarak karaciğer ve pankreas gibi.) Kadavradan organ alınması için ise vericinin beyin ölümü olmuş ve organlarının kullanılabilir olması için gerekli yasal izinin alınmış olması gerekir. Kadavradan organ alımındaki sorun birçok dünya ülkesinde tartışılan, çözüm yolları araştırılan bir sorundur. Ancak, ülkemizde bu sorun daha da önem taşımaktadır ve transplantasyonun önündeki en önemli engeldir. Avrupa Ülkelerinde organ vericilerinin %80’i kadavra, %20’si canlı kaynaklı iken Türkiye'de tam tersine organ vericilerinin %75‘i canlı, %25’si kadavra kaynaklıdır.Son yıllardaki yapılan organizasyonlar ile ülkemizde kadavra verici bulma oranı azda olsa artmıştır.Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Merkezinin organizasyonu ile ise bu oran Avrupa ülkelerinin oranlarına yaklaşmıştır. Akdeniz Üniversitesinde 2001 yılında yapılan böbrek nakillerinin %51'i kavra %49'u canlı vericilidir.Kadavra kaynaklı vericilerin kullanılabilmesi için en önemli çözüm yolu organ bağışının yaygınlaştırılmasıdır. ORGAN BAĞIŞI, bir kişinin hayatta iken serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra doku ve organlarının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesi ve bunu belgelendirmesidir.

    Organ bekleyen hastaların sayısının her geçen gün arttığı ülkemizde toplumun organ nakli konusunda bilinçlenmesini sağlamak, bu konuda çalışmalar yapmak zorunlu hale gelmiştir. Ülkemizde Türk Nefroloji Derneğinin 1999 yılı sonu rakamlarına göre sadece böbrek bekleyen hastaların sayısı 23 000 'dir. Bugüne kadar çok sayıda hasta organ vericisi bulunamaması nedeniyle kaybedilmiştir.
    Kadavradan organ alınabilmesi için tıbbi ölüm (beyin ölümü) olarak adlandırılan ölüm halinin gerçekleşmiş olması gerekir. 29/05/1979 Tarih ve 2238 Sayılı, Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkındaki Kanuna göre, tıbbi ölüm (beyin ölümü) hali; bilimin ülkedeki ulaştığı düzeydeki tüm imkanları, kuralları uygulamak suretiyle bir kardiyolog, bir nörolog, bir nöroşirürjiyen ve bir de anestezi ve reanimasyon uzmanından oluşan 4 kişilik hekimler kurulunca oy birliği ile saptanır (Madde, 11). Hasta, bu dört kişilik uzmanlar heyeti tarafından değerlendirilerek klinik ve laboratuvar tüm incelemeleri tamamlandıktan sonra beyin ölümü kararı alınır. Bu kararı veren heyet, alıcının sürekli hekimi ve organ naklini yapacak ekipten tamamen farklı kişilerden oluşmaktadır (Madde, 12). Böyle bir hastanın beyin sapı ölmüştür. Kendi solunumunu yapması mümkün değildir. Ancak makinaya bağlı olarak solunumu sürer ve artık geriye dönüşü yoktur. Bugüne kadar iyileşmiş bir beyin ölümü vakasına rastlanılmamıştır.
    Organ alımı ameliyatı, ameliyathane koşullarında, cerrahi ekipler tarafından titizlikle yapılmakta, gizli dikiş ile cilt kapatılarak vericinin vücuduna saygı ile davranılmaktadır. Cenaze işlemlerinin çabuklaştırılması için gerekli tüm çabalar gösterilmektedir. Organ bağışının dini yönden herhangi bir sakıncası bulunmamaktadır.Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 6/3/1980 tarih ve 396 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduğunu bildirmiştir. Bu kararla; organ bağışı insanın insana yapabileceği en büyük yardım olarak nitelendirilmekte ve “organınızı vereceğiniz kişi yaptığı iyilik ve fenalıklardan kendisi sorumludur” denilmektedir. Kur’an Kerim’de de Kim bir insana hayat veririse onun sanki bütün insanlara hayat vermişcesine hayat kazanacağıbeyan olunmuştur (Maide Suresi, Ayet 32).
    Organ alacak hastalar önce kan ve doku gruplarına göre daha sonrada tıbbi aciliyet durumlarına göre belirlenir. Cins, ırk, din, zengin-fakir ayırımı yapılmaz.
    18 Yaşından büyük ve akli dengesi yerinde olan herkes organlarının tamamını veya bir bölümünü bağışlayabilir. Bağışlanmış olan organın uygunluğu vericinin ölümünden sonra görevliler tarafından araştırılır.
    Kişi organ bağışından vazgeçtiği anda üzerinde taşıdığı organ bağış kartını taşımaktan vazgeçmesi ve kayıtlı bulunduğu merkeze bu durumu bildirmesi yeterli olacaktır.
    Organ bağışı nasıl yapılır?
    Ülkemizde organ bağışları birçok hastane ve kuruluş tarafından kabul edilmektedir. Antalya’da Akdeniz Üniversitesi ORGAN NAKLİ EĞİTİM, ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİne başvurarak, merkezimizce hazırlanmış olan ORGAN BAĞIŞ KARTI’nı iki tanık önünde doldurup, imzalamak yeterli olacaktır.

    Organ bağışı kartınızın daima yanınızda taşınması organ bağışlama isteğinizin karışıklık ve gecikme olmaksızın yerine getirilmesini sağlayacaktır.
    Organ bağışı konusunda aldığınız kararın doğruluğundan tereddüt etmeyin. Organ bağışı bir hayat bağışıdır.
    Organ bağışından vazgeçtiğiniz anda üzerinizde taşıdığınız organ bağış kartını taşımaktan vazgeçmeniz ve merkezimize bu durumu telefonla bildirmeniz yeterli olacaktır. Ayrıca yakınlarınızı kaybettiğiniz zaman onların organlarının kullanılmasına izin verdiğiniz takdirde bu hayırsever davranış sizin için rahatlatıcı bir unsur da olabilir.
    Konu X__utku__X tarafından (02.June.2008 Saat 22:01 ) değiştirilmiştir.

  2. #2

    X__utku__X - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Utku Şahin
    Gümrük Müşavir Yardımcısı
     Cbf150
     İstanbul - Esenyurt (Avrupa Yakası)
    Üyelik:24.December.2007
    Mesajlar: 438  |   B Rh (+)
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    0
    arkadaşlar ben bu yazıyı akdeniz üniversitesi sayfasından aldım.bende son günlerde çok düşündüm.sorguladım kendi kendime ve sonunda organlarımı bağışlamaya karar verdim.belki şuan yakınlarımızda kimsenin organa ihtiyacı yok ama oyle canı yananlar varki aramızda.lütfen dostlarım organlarımızı bağışlıyalım bir filizin yeşermesine sebep olalım.organlarımızı bağışlamamız için en yakın sağlık kuruluşundan 2 tanık ile birlikte organ bağış kartı almanız ve kartı üzerinizde taşımanız yeterlidir.vazgeçme durumunda kartı yırtıp atmanız yeterlidir.
    Konu X__utku__X tarafından (02.June.2008 Saat 22:02 ) değiştirilmiştir.

  3. #3

    X__utku__X - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Utku Şahin
    Gümrük Müşavir Yardımcısı
     Cbf150
     İstanbul - Esenyurt (Avrupa Yakası)
    Üyelik:24.December.2007
    Mesajlar: 438  |   B Rh (+)
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    0
    Gözlerimi; gün ışığını, bir bebeğin yüzünü,
    bir kadının gözlerindeki sevgiyi görmemiş bir adama verin.

    Kalbimi; kendi kalbi ona acı vermekten başka bir şeye yaramayan birine verin
    Böbreklerimi; haftadan haftaya yaşaması makineye bağlı olan birine verin.
    Kanımı; bir otomobilin enkazı altından çıkarılmış olan gence verin.
    Verin ki; torunlarının oynadığını görene dek yaşayabilsin.

    Kemiklerimi; alın ve sakat bir çocuğun yürüyebilmesinin yolunu bulun.

    Eğer birşeyleri gömmeniz gerekiyorsa;hatıralarımı,kusurlarımı,insanlara olan önyargılarımı gömün.Günahlarımı şeytana,ruhumu tanrıya verin.Eğer yeri gelirde beni hatırlamak isterseniz,bunu size ihtiyacı olan birine yardım ederek yapın.Eğer tüm bu isteklerimi yapıyorsanız ben sonsuza dek yaşayacağım...


    <?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o></o>

    Konu X__utku__X tarafından (02.June.2008 Saat 21:59 ) değiştirilmiştir.

  4. #4

    ARZUM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    arzu taşçı
    Öğrenci
     yokk
     İstanbul
    Üyelik:04.June.2007 | Yaş: 41
    Mesajlar: 176  |   A Rh (+)
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    0
    bencede üstünde durulması gereken konu bu ben geçen motsiklet fuarında biraz çekinerekte olsa bütün organlarımı bağışladım.... gerçekten okadar çok muhtaç insan varki ve kader ne zaman ne olucağını bilmiyorum benim içim rahat etsinde şimdidien hazırlıklı oldum yani ve bu konuda beni destekleyen ogün sadece bi abimiz oldu... allah binkere razı olsun ki beni böle bişeye vesile etti...

  5. #5

    foreman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Fatih Ulus
    servis şefi
     sym gts 250 evo i
     İstanbul - Küçükçekmece (Avrupa Yakası)
    Üyelik:25.September.2007 | Yaş: 50
    Mesajlar: 1,367  |   A Rh (+)
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    2
    allah korusun...basımıza gelmeden bunun kıymetını,önemını bılemeyız...
    bazen cok ısteklı olmama ragmen bı anda duraksıyorum...
    ıcımde bı huzursuzluk doguyor...
    sankı benım uzerımden rant elde etmek ısteyen ınsanların avuclarını ovusturdugunu goruyorum...korkuyorum...
    literatürde foreman...
    halk arasında formen...
    dostlar arasında FATİH....

  6. #6

    Tayfun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Tayfun Kinyas
    Hamamda Tellak
     Yamaha Royal Star 1300
     İstanbul
    Üyelik:03.February.2007 | Yaş: 46
    Mesajlar: 3,258  |   A Rh (+)
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    3
    Organ bağışı türkiyede hep karışık bir durumda olmuştur, dinsel yönden bile çoğu zaman tartışmalara yol açmıştır. Bir diğer durum ise şudur, avrupada yaşayan birisi organlarını bağışladımı öldükten sonra devlet kimseye sormadan operasyonu gerçekleştirip organları alma hakkına sahip olur ve alır, türkiyede ise durum farklı, aynı kanun bizdede geçerli olmasına karşın organ bağışlayan bir kişinin öldükten sonra ailesi tarafından istenmemesi durumunda organlar alınmadan bırakılıyor, çok hassas bir konu bu. Bende bu konuda yıllardan beri kararsızım bunun sebebi ise baştan sonra izlemiş olduğum bir otopsi videosudur, ölmüş olacam bu umrumda olmayacak ama kendimi o şekilde düşünemiyorum bi türlü bırrrrrrrrrr :?

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Yukarı Çık