4 yılda bir düzenlenen Avrupa Futbol Şampiyonalarının 13.sü.
Diğer organizasyoların düzenlendiği ülkeler ve şampiyonları şu şekilde sıralanmış;
Fransa 60 - S.S.C.B.
İspanya 64 - İSPANYA
İtalya 68 - İTALYA
Belçika 72 - BATI ALMANYA
Yugoslavya 76 - ÇEKOSLOVAKYA
İtalya 80 - BATI ALMANYA
Fransa 84 - FRANSA
Batı Almanya 88 - HOLLANDA
İsveç 92 - DANİMARKA
İngiltere 96 - ALMANYA
Belçika/Hollanda 2000 - FRANSA
Portekiz 2004 - YUNANİSTAN
Avusturya-İsviçre ortaklığında düzenlenen bu turnuvanın şampiyonunun HOLLANDA olması en büyük temennimdir.
Herneyse...
Binbir türlü olaylar, bir çok sürprizlerle beraber 16 takım finallere adını yazdırdı ve her biri grup maçlarının ilk periyodunu dün akşam itibariyle tamamladı.
Öncelikle dikkatimi çeken şey turnuvanın tahminimden çok çok daha zevkli başlaması oldu. Kulüpler bazında yaşanan rekabeti ve son 15 yılda tepeden tırnağa değişen mandaliteyi gözönünde bulundurunca İtalya 90'dan bile daha sıkıcı bir futbol izlemeyi umuyordum. Buna referans olarak da hiç de uzaklara gitmeden son şampiyon Yunanistan'ın kaldırdığı kupayı gösterebilirim.
Allah'tan içinde hala latin kanı taşıyan İspanya ve Hollanda kendini tamamen endüstriyel futbola teslim etmemiş ki, futbol adına seyir zevki açısından bir şeyler görme şansımız oldu. Ve işin güzel yanı, henüz yenilen takımlardan hiçbiri için (biz ve yunanistan hariç) 'ne işi var bunların burda' demedik.
Tabi yine arada "Türkiye'yle beraber turnuvanın en kötüsü Rusya'dır", "İtalya'da fos çıktı" diyenler çıkabiliyor ama aldanmamak lazım. Skor yorumcusu heryerde bulunur ama futbolu atılan gollerin haricinde sentezlemek o adamları harcı değil.
Evet, İtalya belki 3-0 yenildi ama gerçekten iyi denebilecek bir futbol oynadı Hollanda'ya karşı. Ve Rusya... 4-1'lik skora aldanmamak lazım. Rusya'nın ilk yarı başdöndürücü bir hızla geliştirdiği olgun atakları Türkiye liginde en son ne zaman görebildik ki?
Konuşmak için henüz erken ama ben bu kupaya çok fazla güveniyorum. Gidişata bakarak da turnuva boyunca oynanacak 32 maçın en az 20'sinin kaçırılmayacak güzellikte olduğunu/olacağını, ve bunlardan bir kaçının futbol tarihinin unutulmazları arasına gireceğini düşünüyorum.
İstatistiksel veriler olarak henüz 'vay be' dedirtecek olgunluğa erişilmese de ilk periyod sonu için düşülebilecek bir kaç not var.
İlk periyodda oynanan 8 maç için;
* Toplamda 250.398 biletli seyirci izlemiş (Yunanista-İsveç maçı hariç)
* 24 sarı kart çıkarken henüz kırmızı kart gören oyuncu olmadı.
* Kart çıkmayan tek müsabaka İspanya ile Rusya arasında oynandı
* İspanyol oyuncu David Villa Sanchez, Rusya'ya karşı attığı üç golle krallık yarışında lider durumda.
* Toplam 16 gol atılırken golsüz biten tek maç Romanya'yla Fransa arasında oynandı.
* Gol atmasına rağmen kaybeden tek takım, İspanya'ya 4-1 yenile Rusya oldu.
Grupların ikinci maçları bugün 19.00'da, Portekiz-Çek Cumhuriyeti maçıyla başlayacak ve 14 Haziran'daki Yunanistan-Rusya maçıyla sona erecek.





E-250
İstanbul
0 Rh (+)
Alıntı ile Cevapla

iyi ki de utandırdı, maçı kazandı. Saha kuru olsaydı daha farklı da alabilirdik...



