Mustafa kardeşim, yazdıkların her gün trafiğe çıktığımızda gerçekleşiyor ama biz sanırım alışkanlıktan olsa gerek farkına bile varmıyoruz. Senin olayı ifade edişinden kendini psikolojik olarak hazır hissetmediğin trafikte yaşananların seni korkutması olarak algılıyorum. Üç gün motor sür İstanbul trafiğinde, sen de yukarıda yazdığın detayların %80'inin farkına bile varayacaksın, sana da olağan gelecek yaşadıkların.
Sanırım yapılması gerekli şey, tam korumalı trafiğe çıkmak, sürüş boyunca asfalt kaplamasını çok iyi tetkik ederek buna göre hızı, frenajı ayarlamak (kaygan, tozlu, çukur, tümsek vs.) ve yakınınızda bulunan araçlara her an size çarpacakmış gözüyle bakıp ona göre sürüş sırasında önleminizi almak.
En basit örnekle, İstanbul trafiğinde tüm motosiklet sürücüleri gibi ben de emniyet şeridini kullanırım, ancak hızım yanımdaki trafikten maksimum 30 km/h fazla olur. Yani yanımda trafik 20 km/h ile akarken benim emniyet şeridindeki hızım 50 km/h'yi geçmez. Trafik duruyorsa da 30 km/h'yi geçmem emniyet şeridinde. Yanından geçtiğim tüm araçlara muhakkak sellektör ve korna yaparım, zaten kendini emniyet şeridine atmak için kaynayan sürücüler kendini belli ediyor, onların yanından daha bir dikkatli geçerim vsvsvsvs...
Netice olarak trafiğe çıktığımız an hepimiz risk altındayız ancak bu riskleri sorunsuz atlatmak büyük ölçüde bizim elimizde...





BMW GS 1200 ADV
İstanbul
A Rh (+)
Alıntı ile Cevapla