Genel olarak eğlenerek okuduğunuza sevindim ama tabi umarım Selçuk kardeşimin dediği gibi sağda solda rastlamam bu yazıya Eğlenerek okunduğuna sevindim, çünkü ben o günleri o sancılı dönemi hatırladıkça çok gülüyorum. Ne mutlu bana ki ailem de gülüyor. Babam motosiklete gayet yakın biri olmasına rağmen İstanbul'u bahane etmişti mesela. Ama zaman zaman ele veriyodu kendini "al be oğlum. kullan tabi. bi daha ne zaman genç olucan" falan gibi cümlelerle. Annem hani eşşek kadar çocuk, kendi ayakları üstünde duruyo falan gibi cümlelerle kendini karşımda dikilip "hayatttta istemeeeeem" demekten alıkoyuyordu Gerçi annem kendi için büyük bir adım atarak her motorun sırtına oturduğumda "gittiğin yerde bi çaldır" demekten vazgeçtiyse de insanlık için küçük bir adım oldu tabi Motoru satmaya karar verdiğimde bir derin nefes aldı ama o derin nefesi sakin sakin veremeden yeni bir makina alacağımı duyunca sinirleri bozuldu başladı gülmeye

Bu yazıyı dedim ya bir anda aklıma geldi ve yazıverdim. Yöntem eklemek isteyen varsa buyursun lütfen, kendi yazınız gibi ekleyin Sonuç olarak asıl olan 2 şey var bence: 1- İlişkileri germemek 2- Motor sahibi olmayı ertelememek. Bu ikisini aynı anda elde edeceğiniz her ne yöntem varsa denemekten bıkmayın arkadaşlar!

Ha bu arada ben anne-baba ekseninde deneymliyim. Bu işin muhtelif versiyonları var tabi: Eş ikna etmek, sevgili ikna etmek, emmoğlu ikna etmek... Tecrübesi olan varsa yazsın Eğlenceli bi başlık olabilir bence!

Misal ben motoru almaya karar verdim, kız arkadaşıma pembe kask bakarken o beni terketti... O kadar zaman geçti üstünden hala motorla bi bağlantsı var mıydı acaba diye soruyorum kendime

Motor gülümsetir...