Aynı dakika içerisinde iki araç geçip oyunu bölsün, mutlaka 3-4 kişi aynı anda şunu derdik : E-5'te oynasak daha iyiydi veya burası da E-5'e döndü.

Yokuşun aşağısında bir kale varsa, ilk sinirlenen rakip forvet hayvan gibi abanırdı gol atarken. Söz sahibi biriyse bir kereliğine affedilirdi. Ama aynısını diğer takım da yapardı. Ama cılız bılız bişeyse topu zorla aldırtırlardı.

Kırılan araba aynaları da oyunu bitirirdi herkes çil yavrusu gibi dağıldığı için.

Yaşlı teyzeler sürekli gidin kendi kapınızın önünde oynayın derdi. Ama mutlaka o teyze ile aynı apartmanda oturan bir çocuk da o sırada maç yaptığı için ; "e zaten kendi kapımızın önü" diye herkesin adına konuşurdu.

Okul bahçesindeki bekçinin keserim topunuzu tehditleri.

Köpek olan bahçelere top kaçtığı zaman atanın ben köpekten korkarım alamam abi demesi haklı görülür ve en cesur (keko) olan gidip topu alırdı

Vayyy beeee