Aslında ayrıntılı gezi yazılarından çok hoşlanmam. Ancak bu gezinin farklı bir anlamı olduğunu düşünmekteyim, bu yüzden sizlerle de paylaşmak istedim.
Yine de kısa ve öz tutacak ayrıca (yüzlercesi bulunmasına rağmen) sadece birkaç adet fotografla yazıyı süsleyeceğim. Belki bu gezi yazısıyla motorculuğun karayolunda boş boş sürat yapmaktan ibaret olmadığını, çevremizdeki zenginliklerden de haberdâr olmamız gerektiğini bir kez daha hatırlamış oluruz.
Afyonkarahisar'dan diş hekimi İsmail Bey'le birlikte Kütahya'nın Kumarlı köyünde bulunan 1000 yıllık kestane ağacını görmeye karar verdik. Bu ağaç Bizans, Germiyanoğulları, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet'i görmüştü, biz de onu görelim istedik. Saat 11:15 gibi buluşup hareket ettik.
Kütahya'ya vardık ve bişeyler yemek için durduk. (tabii ki yemek fotografı çekmedik, çünkü bizim geleneğimizde yeyip-içilenler değil gezip görülenler anlatılır.)
O sırada -Kütahya MT'den olduklarını öğrendiğimiz- arkadaşlar yanımıza geldiler ve tanıştık. Herbiri birbirinden değerli Volkan, Sertaç, Emrah ve Hüseyin de 1000 yıllık kestane ağacını görmediklerini ve bize eşlik etmek istediklerini söylediler. Biz de mutluluk duyacağımızı belirttik ve hep birlikte yola çıktık.
Kumarlı köyüne vardık ve motorlarımızı köyün içerisindeki uygun bir yere bırakıp yürüyerek -köydeki dostların rehberliğinde- yüzyılların deviremediği ağacı gördük.
Aslında tek bir ağaç değil, birbirlerinden 10-15 yaş farkıyla büyümüş 3 adet kestane ağacı vardı. Üçü de geçtiğimiz yıllarda devlet tarafından koruma altına alınmışlar.
Sadece şairlerin sözcüklerle yansıtabileceği bir görüntüyle karşı karşıyaydık.
Dolayısıyla bu güzellikleri daha sonradan da görebilmek adına fotograflar çektik.
Ulu kestane ağaçlarının yanından ayrıldık ve misafirperver dostlarımız bizi Kütahya Hisar'ına çıkarttılar.
Ve son bir fotografla Kütahya'dan ayrıldık.
Siz de 1000 yıllık ağaçların gölgesinde 1 saat geçirmek isterseniz yolunuzu Kütahya'ya düşürün.





Regal Raptor DADYW CLASS 250cc
AFYONKARAHİSAR
A Rh (+)
Alıntı ile Cevapla