Canım sıkkın...
Perdeyi aralamaya korkuyorum artık, sanki hiç bitmeyecekmiş gibi yağıyor. Yarabbim, yukarıda bu kadar su buharı nasıl barınıyor anlayabilmiş değilim. Kış boyunca brandanın üzerinden kar toplayıp durdum. Valla orta yerimden çatır çatır çatlayacağım.
Fakirlikten olsa gerek; cocukluğumda da hiç sevemedim soğuğu. Ne çok yağmur yağardı Mersin'de... pacalarım cım cılık olurdu da akşamları gaz çıkarmadan duramazdım. En sevmediğim ay Eylül oldu. Eylülde hiç aşık olmadım , okulu hiç sevmedim, sarı yapraklardan nefret ettim, Alpay'ı hiç içim kaldırmadı... böğğv.
Ama yaz bambaşkaydı....
Bisiklet ile denize giderdik. Kontra pedal eskiler bilir, arka teker göbeği kalın olurduda da pedalı geriye doğru çevirince otomatik olarak fren yapardı. Paramız hiç olmazdı. Her dönüşte yol kenarındaki tarlalardan domates çalar ekmekle yerdik. Domatesin ılık suyu bağrımızı öyle yakardı ki eve varana kadar, susuzluktan terimiz bile kesilirdi.
Lise çağına gelince her Mayıs sonunda Erdemli Çamlığına minibüs tutar, tek birayla sarhoş olurduk. Düşünüyorum da.... Ne çabuk sever, ne çabuk aşık olurduk....
Ben hep Nisanı sevdim....
Hani, üşümekten korkarsında biraz kalından alırsın abayı; sonra o sıcacık güneş vurdukça sırtına, belindeki ayrıktan aşağıya doğru süzülür ya ter....
Eseri üşütürde; kuytuda bir güneşlik buldumnuydu, karnı doymuş evsiz kedi misali gerim gerim gerilesin gelir ya....
Hani, yeşilin kokusu yavaştan yavaştan sarar ya tüm mahalleyi.
Ben hep Nisan'ı sevdim...
Turpun büyüğü heybede...
Şimdilerde birde motor sevdası hasıl oldu. Yükü hepsinden ağır, Bu yaşta mevsimler sular, seller gibi geçmeliydi ama:))
Bu sene yaz gelmez...


triump tiger 955 cc
ankara
0 Rh (+)
))
Alıntı ile Cevapla



