Regalimi sattıktan sonra kymco ile devam ediyorum yoluma...Her şartta yol alabilen beni hiç yolda bırakmayan RR'yi çok özleyeceğim bir gerçek..
Bu cuma günü izmitten aldım ve karayolundan ankaraya getirdim... Arkadaşlar yolculuk inanılmaz derecede büyük bir macera oldu. 6 saat boyunca yollardaydım.. Özellikle bolu tüneline girmeden önceki 50 km. ve çıktıktan sonraki 75 kilometre boyunca çok zorlandım.. Havanın -5 derece civarında olması motor üzerinde hız yapmamı etkiledi... Üzerimdeki tüm donanım kar yağmadığı halde buzlandı, hayatımda hiç bu kadar üşüdüğümü hatırlamıyorum. Bu satırları yazmadan bir iki saat önce hemşire hanım "yüz üstü yatmamı ve sol kalçamı hafif sıyırmamı'' söylüyordu.
Kymco'ya ilk defa bindim ve bu kadar uzun yolu bu motora ilk binişimde yaptım.. Her motorun kendine özgü albenisi var... Regalin şekli, su soğutmalı oluşu, yolda kalmayışı, Hoysung'un kore malı oluşu, rahatlığı, japon mallarının kalitesi ve uzun ömürlü oluşu, vs.vs.
Kymco'nun albenisi ise bambaşka.... yaklaşık 400 km.lik yolculuğum boyunca onunla bütünleştim gibi bişi oldu... Tüm samimiyetimle söylüyorum.... -7 dereceye varan soğuklarda, buzda, ve karlı yollarda ''Sen merak etme... Yeterki üzerimde kal, ulaşmak istediğin yere götüreceğim" der gibiydi... O kadar zevk aldım ki sürmekten; anlatamam. Gerçekten sürüş keyifi çok üst düzeyde ve güven verici bir ergonomisi var.
Yolda mola verdiğim her yerde, bana inanılmaz gözlerle baktılar. Sanırım beni deli sandılar. Mola yerindeki bir kamyon şoförü sohbe esnasında (Benim motor ile geldiğimi bilmiyordu...) üzerimdeki buzlanmadan dolayı halime acıyarak ''kamyon kasasında yolculuk yapmamam gerektiğini, bu şekilde yola devam edersem Ankaraya varmadan öleceğimi, istersem beni Ankaraya kadar götürebileceğini söyledi. Ben motorum var onunla gidiyorum diyince; önce inanmadı. Sonra dışardaki motora bakmaya gitti... döndüğüne artık benim masama oturmuyordu. Benden korkmuş gibiydi. Yüzünde; hastahaneye küçük sorunları için giden, fakat orada kendisinden çok daha büyük sorunları olan insanları gördüğünde acıyarak şükür duymanın verdiği duyguya benzer bir ifade vardı. Diğer arkadaşlarına beni göstererek sol elini yüz hizasında yukarı doğru yarım daire şeklinde sağa sola çevirerer ve sallıyarak birşeyler anlatıyordu. Onlar benim zeka seviyem hakkında uzun bir sohbete dalmışlardı ki ben çayımı içtim ve oradan ayrıldım. Biraz çılgınca olmakla beraber hayatımda unutamayacağım bir yolculuk yaşadım.
Bu sene yaz gelmez gibi..........




triump tiger 955 cc
ankara
0 Rh (+)
Alıntı ile Cevapla