arkadaşlar.. yazılanlar ile ilgili eklemeler yapmalıyım:

balata değiştim diye, yağı değişmeme gerek yok diye düşünüyorum. çünkü yukarıdaki yazımda, bir kayıp olmasın diye motoru yan yatırdığımızı yazmıştım. gerçekten de hiç bir motor yağı kaybı olmadı. balata değişiyoruz diye, motor yağını niye değişmemiz gerekiyor? mantıklı bir açıklaması var mı acaba. belki eski bir yağ ise mantıklı olabilir. ben daha yeni değiştim. toplasan 300 km bile yapmadım yeni yağ ile. ama mantıklı bir açıklaması olan var ise lütfen yazsın.. ben de ikna olayım.

sadece su bardağı kadar antifiriz kaybımız oldu. o da boruları söktüğümüz anda, borunun ucunu ben yukarı kaldırana kadar 1-2 saniye içinde ister istemez oldu. ustanın elindeki balatalar 0 dı. ama 5 li idi. elbette ki "ne idüğü belli olmayan" bir balata idi. muhtemelen çin malı idi. e bizim motorun üstündeki de çin malı olduğuna göre, pek sorun olmaz herhalde. burdaki tek sorun, aldığımız balatanın 5'li olması, regalin 6 balata ile çalışması. mecburen eski balatalardan bir tane ekledik araya. işimiz şimdilik görülmüş oldu. yada bir 20 tl daha verip bir 5'li paket daha alacaktık. siz olsanız ne yapardınız.

meseleye bir de şöyle bakmalıyız. şimdi.. biz motoru ameliyat etmişiz. eski balataların bittiğini görüyoruz. mecbur yeni balata takacaz. ben erzurum-oltu ilçesindeyim. söz konusu tamircimde balata olmasa idi ne olacaktı. ben onu bulduğuma şükrediyorum. çünkü oltu da bu işle uğraşan ve malzeme bulabileceğim başka biri yok. en yakın yer erzurum. ordan da isteyecem, en erken ertesi gün elimde olur. bu arada motor bağırsakları deşilmiş dışarda yatıyor olacak değil herhalde. şimdi biraz sitem etmeliyim, e tabi.. sizler gibi böyük şeherlerde olanlar, küçük yerleşim yerlerini.. ve hatta doğu şartlarını bilemez. halbuki Türk bayrağı buralarda da dalgalanıyor. ama görev almaya sıra gelince.. insanlar buralardan kaçıyor.

usta 20 tl balata için aldı, 20 tl de işçilik için. benim açımdan şimdilik arıza giderilmiş olduğu için sorun yok. o para normal arkadaşlar. benim gibi pimpirikli biri ile özel ilgilendi. bu yeterli oluyor. bazen diyorum, nerden bulaştık bu motor işine. motorda en ufak bir sorun, canımı sıkar hale geldi. a geliyorum yav.. buralarda bu motordan yok arkadaşlar. oluyorum. erzurumda bir tane var. onun sahibi ile de tanıştık sonunda. ama satıyormuş motorunu. yani erzurum bölgesinde 2 regal var. oluyoruz..

bu arada, motoru yan yatırmıştık dedim ya, sonradan aklıma geldi. motor yan yatınca, egsoz üzerine ağırlık binmişti biraz. eve gelince bir kontrol ettim. sol egsozda 0,5 cm kadar bir yerinde ezilme olmuş. o tarafın altına bir tahta koymuştuk ama, demek ki, tahta üzerinde ince taş taneleri varmış. egsoz ezilebiliyor yani. siz dikkatli olun.

kaldera, ben motoru 800 km de ikinci el almıştım. şimdi 2400 km de balata değişmiş olduk. benden önceki nasıl kullandı bilmiyorum. e ben de ilk kullandığım zamanlar acemilik vardı ama, teorik olarak yarım debriyaj yapılmayacağını biliyordum. kalkıştan hemen sonra bırakıyorum kolu. yukarıda da bir arkadaş sormuştu, mecburen kalkış esnasında yarım debriyaj yapacağız diye. yoksa nasıl kalkacağız. ben de sormalıyım o zaman, bunun başka bir yolu var mı? aynı durum arabalar da da aynıdır. arabada da debriyaj pedalını kalkarken yavaş bırakırsınız.

ama ben sorunum ile ilgili halen dahi debriyaj balatalarının olduğundan emin olamadım. 2 gündür motoru yüksek devirlerde deniyorum. sanki önceki zırıltıyı tekrar yapacakmış gibi geliyor bana. yani, şöyle düşünün, benim duyduğum ses: bir metal tekerlek hızla dönüyor ve siz o dönen tekerleğe bir teneke tutuyorsunuz. metal metale sürtüyor. nasıl ses çıkarırsa öyle bir sesti benim duyduğum. balatalar değiştikten sonra şimdilik o ses yok. ama sanki her an çıkacakmış gibi geliyor bana. burdaki şüphelendiğimiz parça ise, volan dişlisinin olduğu kısım. yukarıda volan fotoğrafında ustanın elinde volanın göbeğine giren bir parça var, küçük bir boru gibi. o parçanın volan içinde hafif bir aşınmaya neden olduğun, çünkü volanın alüminyum alaşım olduğunu söyledi usta. volanı yerine taktığımızda el ile oynadığımızda hafif bir oynama oluyordu. bu regaller açısından normal mi bilmiyorum. sürekli regal ile uğraşan servislere telefon açıp sormam gerekir. böyle bir şey başlarına gelmiş mi diye.

donald duck, kitabını ben de alıp okumuştum. onun söylediği, ışıklarda gibi duruşlarda, sol ayak yerde, motor 1. viteste, debriyaj kolu tam sıkılı, sağ ayak frende, gözler ileriyi, ışıkları, sağı ve solu kolaçan eder bir tarzda olacak şekilde idi. yukarıda da yazılmaya çalışlımış zaten. aslında, motosiklet konusunda bu bir "soru" dur. bunu bilen, epey bir mürekkep yalamış demektir. bunun nedeni, yeşil ışık yandığında derhal kalkış yapmak için hazır beklemek olduğu içindir. kitabı ilk okuduğumda, ne gerek var, boşta beklerim demiştim. tabi o zamanlar motor tecrübem pek yoktu. ama bu düşünce, düşünüldüğü gibi olmuyor. neden mi? ben yaşadığım bir sorunu yazayım. ışıklarda bekliyorum. boştayım. sarı yandı, vitese takmaya çalışıyorum regal, geçmiyor. arkadakiler dayandı korna çalmaya. e tabi ben bir daha böyle yapmadım. demek ki, reşat abimin bir bildiği varmış. şimdi diyeceksiniz ki " yooo.. biz hiç de öyle vitese takmakta zorlanmıyoruz".. abiler siz ustasınız.. ben acemiyim, neydim. ama bunun acemilik değil, teknik bir durum olduğunu düşünüyorum. çünkü, motor vites geçişlerinde uygun yeri bulup geçiyor. uygun yer olmayınca geçemiyor. aynı durumu arabamda da yaşıyorum. arabayı 1. vitese takacam, takamıyorum. ne yapıyoruz. sürücü kursunda öğretirler, debriyajı yenilersin. yine olmadı, ara gazı verirsin. böyle değil mi. sonunda o vites geçer. tabi şimdi ışıklarda bu kadar denemeyi yapacak zamanınız motor üstünde kısıtlı olduğu için, doğal olarak arkadakiler kornalayacak sizi.

e şimdi bütün bu yazdıklarıma kaldera abinin ve diğer arkadaşların da ekleyecekleri olabilir tabi. görüşmek dileği ile.