Göynük-Abant arasında geceye kalıyoruz. Neden, çünkü saolsunlar 1000 rakımda ne asfalt kalmış ne aydınlatma. Dağ bayır arazi kalmış, belediye sökmüş bütün asfaltları. Şartlar oldukça yordu bizleri. Ki oğluşumun başına da bu yollarda bir dert geldi ki yazının sonuna ekledim**
Abanta gece varıyoruz. oldukça soğuk. Burada arkadaşlarımızla buluşuyor, geceyi geçiriyoruz. Ertesi sabah, abant'ın keyfini çıkarıyoruz.
Arkadaşlarla Abant faslını da tamamladıktan sonra yavaş yavaş dönüş yoluna çıkıyoruz. Boluda Avrupanın en büyük avm'si varmış, yanından geçiyoruz da uğramadan olmaz. Orada da vakit geçirip son km'leri tepiyoruz.
Ve finito... Kara göründü... Sakarya'ya varıyoruz. 685 km, 2 gece 3 gün, Güzel bir gezi, güzel bir tur, hoş sohbetler ve mekanlar... Nicelerini görmek ümidiyle...
** Gelelim yaşadığım sıkıntıya. Göynük,Abant arasında yol oldukça çakıllı, engebeli ve eğimliydi. Bu kısımları resmen dua ederek atlattık. Abanta sağ salim vardık fakat abant sabahında farkettimki oğluşumda bi terslik var...
Resmen kafayı kaşıyorum ve başımda soru işaretleri ünlemler uçuşuyor. "Bu nasıl olabilir!" Amortisör, yuvasından ayrılmış! Bu bizi eve kadar idare eder (İnşallah) diyerek yola çıktık. Ustaya gittim. Farkettik ki üst tablada amortisörü sabitleyen saplama pim gibi bir zımbırtı var. içinden alyan vida geçen bir dubel görevi gören bi malzeme. o yerinde yok. ve o olmayınca da sağlam bir darbeyle amortisör yerinden atmış... Emre motoru, ali ustayı, servisleri arıyorum, ve sonuç hüsran!!! Parça hiçbiryerden temin edilemiyor. Amortisör sabitleme saplaması Allaha emanet. Ustayla amortisörü yuvasına oturttuk ama sabitleme saplaması yok... Bulamadığım için bu şekilde gidiyorum gittiği yere kadar. Ne yapsam diye düşünüyorum. Bakalım... Hiç de sağlıklı bir durum değil, ama Allah kerim...
Sevgiler ve saygılarımla... :|:|:|





Honda VFR 1200f
Sakarya
0 Rh (+)






















Alıntı ile Cevapla