Herkese merhaba. Ben Levent. Geçtiğimiz günlerde beklenmedik bir şekilde motorum oldu. Yıllardır isterdim ama kısmet bu seneyeymiş. Bir arkadaşım temelli yurtdışına gidince motorunu bana sattı. Beş yıl önce de beraber almış ilk sürüşü beraber yapmıştık. Şimdi benim oldu.
Dediğim gibi bu ilk motorum. Daha önce motor kullanmışlığım da yok. Ama antremanlar gayet iyi gidiyor. Mahalle aralarındaki çalışmalarım gayet güzel. Artık motoru kullanabiliyorum ama eminim katedecek daha çok yolum, öğrenecek çok şeyim var. Umarım başıma kötü bir şey gelmeden yeteri kadar ustalaşırım.
Bunun yanında kullanmaktan çok motorla uğraşmayı seviyorum. Daha önce de bir 87 Model Land Rover Defender'ım vardı, altına girer saatlerce uğraşırdım. Motor da bu özlediğim uğraşı sanırım bana geri verdi.
Motoru arkadaşım biraz kötü kullanmış. Kötüden kasıt motoru aldığımda kirli ve eski görünüyordu. Önce güzelce temizledim, nikelajlı yüzeyleri parlattım. Paslı yerleri zımparalayıp boyadım. Sağ kumanda ve sağ elcik kırıktı onları değiştirdim. Zorlanırım sanıyordum ama gaz tellerini yeniden takmak dışında kolay oldu.
Kumanda ve elcikleri Ali Usta'dan aldım. Alırken zincirin gerginliğini zincirin alt kısmından kontrol edeceğimi ve nasıl gerileceğini öğrendim. Gelince baktım benim zincir kolye gibi olmuş. Onu gerdim. Ama gererken zincir ses önleyicinin çürümüş yokolmuş olduğunu farkettim. Ona üzülürken hava filtresiyle karbüratör arasındaki hortumun da çürüdüğünü delindiğini görünce oh dedim bana baya iş çıktı.
İkisinin de siparişini internet üzerinden verdim bir siteden ama siparişin üzerinden 5 gün geçince aradım arayınca gönderdiler. Gönderdikleri zincir ses önleyici de yanlış çıktı. Baya bi sövdüm. Hem alttan hem üstten 5'er santim kısaydı çünkü. Vida deliklerine ulaşmıyordu. Eskisinden parça kesip uydurayım dedim ama o da verimli olmadı geri söktüm. Boşu boşuna debriyajla, kapakla, zincirle uğraşmak zorunda kaldım. Çok ahımı aldılar.
Hava filtresinin hortumu herhade motorun en zor takılan parçası.Şimdiye kadarki tecrübem böyle söylüyor. Manifoltları komple sökmek zorunda kaldım. Ona rağmen zar zor takabildim. Ellerim hala acıyor.
Sinyallerim çok uzun aralıklarla yanıyordu. Onun sebebini ararken, arka sinyallerimin çalışmadığını farkettim. Kabloları tekere çok yakın olduğu için kopmuş. Zaten sinyalin o kadar aralıklı olma sebebi de oymuş.
Öndeki göstergede yeşil ışığın vitesin boşta olduğunda yandığını anladım ama mavi ışığı çözemedim. Bir de arka frene basınca fren lambası yanmıyor. Ön frende sorun yok. Kabloları takip etmeye çalıştım ama arka frene bağlı bir kablo bulamadım. Arka fren, fren lambasını nasıl yakıyor çözemedim anlayacağınız. Burada bir arama yaptım arka fren müşüründen bahsedilmiş ama fotoğraf olmadığı için yerini anlayamadım. Yarın gündüz gözüyle yeniden inceleyeceğim.
Unutmadan, bir de plakam kırıktı onu tamir ettim. Plakanın altındaki demir paslıydı onu zımparaladım boyadım.
Bir de bu işleri nasıl yaptığımı unutmayayım diye bir blog açtım. http://motosikletgunlugu.wordpress.com yoksa özellikle nadir çıkan sorunları nasıl çözdüğünü hatırlayamıyor insan.
İşte böyle. Herkese tekrar merhabalar.


Regal Raptor DD 250 E-9
İstanbul
0 Rh (+)
Şimdiye kadarki tecrübem böyle söylüyor. Manifoltları komple sökmek zorunda kaldım. Ona rağmen zar zor takabildim. Ellerim hala acıyor.
Alıntı ile Cevapla








