Marmaris'e çok keyifli virajların sonrasında ulaştık. Bodrum virajları ile yarışır diyebilirim, zemini de virajların konumlanması da on numara... Bu fotoğraf da Marmaris virajları hatırası diyelim :dil:




Marmaris'te kaldığımız otelin balkonundan bir kare...




Gün batımında motorları da sevindirelim birkaç poz da onlarla alalım dedik.










Çok sevdiğim Raptor ailesi de turdalardı ve Marmaris'te onlarla kesiştik...




Dalyan tekne turuna çıktık. Güzel bir tur. Caretta Caretta plajında tosbağaları besleyip görüyorsunuz. Daha sonra bir de çamur banyosuna gidiyorsunuz. bu sırada teknelerin güzergahında ihtişamlı Kral Mezarları bulunuyor.

Caretta Caretta plajında tosbağalara özendik :dil:












Ehe :mrgreen:




Marmaris'te kendimizi ödüllendirip güzel bir yerde Deniz Çipurası yiyelim dedik. Harbiden güzelmiş...




İkinci sabahımızda Ölüdeniz'e geçmeden Datça'yı da görelim diyoruz ve bir kaçamak yapıp Datça'ya geçiyoruz. Yalnız şahsen ben tavsiye etmiyorum, ömrümde gördüğüm en kötü zemine sahip asfalttı. Yarısı erimiş, geri kalanı da kazınmış asfalt... Yolda sadece manzaralar teselli ediyor...










Ve sonunda Marmaris'ten de ayrılıyoruz. İstikamet Ölüdeniz.




Yolda Gökova geçidinde ve beğendiğim bir koyda, önceki turlarımda olduğu gibi hatıra fotoğrafı almayı unutmuyorum.






Yol bir hayli bunaltıcı geçti. Sonunda da kızgın asfalt ve pişirici güneşten sonra kendimizi havuza atıveriyoruz... Ölüdeniz-Hisarönü.