21.Eylül 2008 İftar yemeğinde yaptığımız konuşmalar sonrasında okumanızı istedim.
Yıllar önce sinopta iş yapıyoruz amcamın yanında çalışıyorum, sevdiğim başka şehirde, bir garibim, yapayalnız, hava yağışlı ve soğuk çalışamıyoruz.
Şehrin bir ucuna gittim, Karaburun; Sinop' un uzun burnunun bir yanı, denizden 50 mt kadar yüksek kayalık bir yer, bu kayalığın üstüne yapılmış bir kahveye gittim,kayalıkları göremediğiniz için kendinizi denizin üstünde sanıyorsunuz, masa yok hertaraf sedir, minderler halıdan, ortada kocaman bir soba, içerisi sıcakmı sıcak, nargile söyledim bide sıcacık bir çay, gözlerim denizde aklım sevdiğimde dalmışım, o zamana kadar çay seven birisi değildim ama orada o an içtiğim çayın tadını asla unutamam, sorsalar çay nerede içilir diye karaburunda derim çünkü orda çay içmek gerçekten farklıydı ve bende tutku olarak kaldı.
Kendi paramla aldığım ilk arabam 75 model 2002 BMW 2000 cc 120 hp zamanın en güçlü en hırçın arabalarından biri, rahmetli annem süratli diye istemedi hakkımı helal etmem bu arabayı sat dedi 1,5 sene kadar binip sattım anacığım hastaydı kırmak istemedim ama hala bana sorsalar "araba" 2002 BMW derim.
İlk evliliğimi yapacam herkes karşı çıktı; "o kız sana uygun değil", " daha çok gençşin" vs. vs. biz dinlemedik evlendik ; sonuç 2 sene bile sürmeyen evlilik ve birde çocuk. Şimdi diyeceksinizki "adamın işi gücü yok herhalde hayatını yazıyor" hayır ayatımı yazmıyorum, yazmaya kalksam satırlar yetmez.
Anlatmak istediğim, arasıra sitelerde okuyorum birisi motor markası soruyor ona heveslenmiş birkere yinede soruyor kendini rahatlatacak bir yazı gelirmi diye, herkes atlıyor, birisi "BMW al BMW çok iyidir", birisi "yok kardeş ben daha önce almıştım yolda kaldım sen suzuki al", "arkadaşım sana mz uyar" ;uzatmayalım bu böyle devam eder çocuğun kafası karışır ama tutkusuda ağır basıyor, yine sorar çocuk "ya ben yeni başlayacağım tarzım ne olabilir" bizim milletimiz her konuda profesördür yine atlamalar başlar " kardeş bak sen yeni başlıyon, scooter bu iş için idealdir",başka birisi "arkadaşım scooterde neymiş al bir 150' lik kros süper gidersin valla", bir diğeri "kardeş ben choppere biniyorum inan çok keyifli" vs. vs.
Fikir ve bilgi vermek tabiki çok güzel bir yaklaşım, ama ne deseniz boş, bu arkadaşımız tutkunun bedelini ödeyecektir yani deneyecek, görecek, düşecek, kalkacak, parçalayacak, memnun kalacak veya kalmayacak, satacak yeni alacak vs. vs. herşeyin bedelini ödeyecektir öyle yapmazsa zaten tutkusu uhdeye dönüşür.
Sonuçta hepsinin sonu hüsran veya mutluluk bunu kendisi belirleyecek, ama bilinçli bir insansa önce bu işin kursuna gider, orada o kadar değerli hocalar varki, kişinin yaşına, boyuna, kilosuna, tarzına, pisikolojik yapısına ve en önemlisi bütçesiylede birlikte alabileceği ve zevkle bineceği bir makineyi önerirler, onlar bizden daha iyi bilirler çünkü onlar internetten tipini bile görmedikleri birine bir şey tavsiye etmeyecek kadar bilinçlidirler ve içlerinde tutkunun bedelini ödemiş birileri mutlaka vardır.
Araştırın, bidaha araştırın, bidaha, bidaha, taaki bütçenizle alacağınızın en iyisini alana kadar.
Herşey gönlünüzce olsun.


Honda Paneuropean ST 1300
İstanbul
0 Rh (-)
Alıntı ile Cevapla

)






