Kullanıcı Adı: Şifre: - Şifrenizi mi Unuttunuz?
Raptor Riders'a Henüz Üye Değil misiniz? Lütfen Kayıt Olun!

Sayfa 2 Toplam 4 Sayfadan BirinciBirinci 1234 SonuncuSonuncu
Toplam 42 adet sonuctan sayfa basi 11 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Hybrid View

  1. #1


    Bahadır Özarar
    Biyomedikal Teknikeri
     Honda-Shadow 750
     İstanbul - Gaziosmanpaşa (Avrupa Yakası)
    Üyelik:09.November.2013 | Yaş: 35
    Mesajlar: 2,816  |   A Rh (+)
    Beğenmiş
    1,038
    Beğenilmiş
    359
    Aramıza hoşgeldin Murat abi.Yeni motorun hayırlı olsun.Allah kaza bela vermesin.En kısa zamanda yollarda aramızda olman dileğimle

  2. #2

    Potenza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Korhan B.
    End.Müh.
     Gitti kuzucuk..
     İstanbul - Göztepe (Anadolu Yakası)
    Üyelik:10.February.2015 | Yaş: 51
    Mesajlar: 267  |   0 Rh (+)
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    1
    Hoşgeldiniz,
    evet güzel bir siteye geldiniz, hayırlı olsun, bende yeniyim burda.
    yalnız sanki diyorum ki ilk surusunuz böyle sığır sürüsü içinde değil, daha rahat ve sakin bir ortamda olsa?
    a2 ehliyetinizin olduğunu kabul ediyorum.
    selamlar...
    Ederinden fazla değer, adamı soytarı eder...(Kertenkele)

  3. #3


    Timur Dikmen
    Memur
     R.R. Daytona 250cc
     Ankara
    Üyelik:10.January.2015 | Yaş: 50
    Mesajlar: 104  |   A Rh (+)
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    3
    Murat hoş geldin motorun hayırlı olsun Allah kaza bela vermesin keyifle güzel günlerde bin inşallah
    İnsanın hayallerini gerçekleştirebilmesi kadar güzel bir şey olamaz diye düşünüyorum eğer imkan dahilinde ise hiç düşünmeden uygulamak lazım yoksa sonra ki pişmanlık insanı içten içe kemiriyor adeta
    Ama Korhan (Potenza) arkadaşımızın da dediği gibi sürüye dikkat et gerçekten tahmin edemeyeceğin kadar öküzleri var içlerinde

  4. #4

    leonraptor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Han_zade
    Memur
     Regal Raptor Daytona DD 250 6c
     Amasya
    Üyelik:01.February.2015 | Yaş: 44
    Mesajlar: 237  |   A Rh (+)
    Beğenmiş
    33
    Beğenilmiş
    26
    Murat Hocam kendinizi olması gerektiği samimiyette anlatmışsınız;-) plaka ruhsat önemli tabiki kaskınız var mı motor hiçbir zaman hata affetmez aman kendinizi koruyun kasksız çok riskli siz dikkat etseniz de dikkatsiz kişiler çok ;-) Regal in bir tarzı var ve çok seveceksiniz dikkat çekeceksiniz sevdiğiniz bir parçanın notalarını gitarda çıkarmak gibi ;-)
    Her gün, ilk gün gibi yaşamak, sahip olduğun şeylerin kıymetini bilmek, sağlığına şükretmek... Yaşamak her şeye rağmen güzel

  5. #5

    Davut Erdem Bircan
    Öğrenci
     REgal Raptor DD 350 Spyder
     İstanbul
    Üyelik:22.February.2015 | Yaş: 34
    Mesajlar: 10  |   A Rh (+)
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    0
    Murat abi hoş geldin Tanışma yazını okuyunca kendiminkinden utandım benimkisi çok daha samimiyetsiz geldi.(halbuki yazarken çok heyecanlıydım) Sizinle tanışmış olmaktan mutluluk duydum.

  6. #6

    Ömer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Ömer Yahşi
    End. Soğutma Sist. Satışı
     BMW R1200GS
     İstanbul - Büyükçekmece
    Üyelik:06.May.2013 | Yaş: 54
    Mesajlar: 5,367  |   0 Rh (+)
    Beğenmiş
    10,778
    Beğenilmiş
    2,441
    Merhaba Murat hoşgeldin, yeni RR'un hayırlı olsun.
    Ben Motosikletçimden Spyder'imi teslim alıp çıktıktan 1 km sonra önüme bir arkadaş fırladı. Trafik ışıklarında ve yayalar için kırmızı yanıyordu. Tam yolun ortasında önümde durdu ve bağırmaya başladı. Sakın bana çarpma, sakın bana çarpma diye Yanından çekip gittim sadece...
    Sonuç; Ehliyet, plaka, kask mümkünse koruyucu ekipmanın olmadan mümkün mertebe kullanmamakta fayda var...

  7. #7


    m
    ö
     r
     i
    Üyelik:09.March.2015 | Yaş: 45
    Mesajlar: 280  |   0 Rh (+)
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    8
    Mesaj yazan arkadaşlara teşekkür ederim, gerçekten hoş buldum, bu kadar sıcak bir ortam beklemiyordum. Benim düğünüme bile bu kadar insan gelmedi yahu

    Sabah Kadıköy Trafikteydim. Verdim belgeleri a2 için... Aynı gün veremiyorlarmış, yarın veya pazartesi gidip alacağım ehliyete ama sisteme giriş yapıldı yani, kartı alması kaldı. Aslında 2011 yılında gittim ehliyet kursuna ve almıştım ama o zamandan beri sarı zarfın içinde evdeki kitaplıkta yatıyordu. Motosiklet alamıyorum, ehliyeti alıp naapacam demiştim... Ruhsat cüzdanımda ve plaka da bugün takılmak üzere sırt çantamda şu an...

    Heyecandan ekipmandan bahsetmeyi unutmuşum. Balaklava (hayatımda ilk defa balaklava yazıyorum şu an, sözlüğe bakmadan), kask, neoplan içlik, deri ceket, kot pantolon, normal bot, dizlik ve dirseklikten oluşan bir ekipmanım var şu anda... "Eldiven alma hemen, motoru hisset bi hele" dediler bana, ama hava buz gibi galiba eldiven de alacağım. Motoru sonra hissederim olmazsa... Soğuk aga

    Öğretmen olduğumuzdan ötürü öyle her istediğimiz ekipmanı cart diye alamıyoruz tabi ama, en kısa sürede motor botu, motor ceketi ve pantolonu almayı düşünüyorum. Forumda bu konu hakkında yazılanları okumaya gayret ediyorum.

    Normalde herkese tek tek teşekkür etmek, bir-iki sohbet etmek isterim ama bayaa kalabalıkmışız. Derse girmeye de vakit kalsın, eğitim şart O yüzden böyle toplu teşekkür-yorum yazar gibi oldum, kusuruma bakmayın...

  8. #8

    Potenza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Korhan B.
    End.Müh.
     Gitti kuzucuk..
     İstanbul - Göztepe (Anadolu Yakası)
    Üyelik:10.February.2015 | Yaş: 51
    Mesajlar: 267  |   0 Rh (+)
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    1
    Alıntı Rainmaker Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Mesaj yazan arkadaşlara teşekkür ederim, gerçekten hoş buldum, bu kadar sıcak bir ortam beklemiyordum. Benim düğünüme bile bu kadar insan gelmedi yahu

    Sabah Kadıköy Trafikteydim. Verdim belgeleri a2 için... Aynı gün veremiyorlarmış, yarın veya pazartesi gidip alacağım ehliyete ama sisteme giriş yapıldı yani, kartı alması kaldı. Aslında 2011 yılında gittim ehliyet kursuna ve almıştım ama o zamandan beri sarı zarfın içinde evdeki kitaplıkta yatıyordu. Motosiklet alamıyorum, ehliyeti alıp naapacam demiştim... Ruhsat cüzdanımda ve plaka da bugün takılmak üzere sırt çantamda şu an...

    Heyecandan ekipmandan bahsetmeyi unutmuşum. Balaklava (hayatımda ilk defa balaklava yazıyorum şu an, sözlüğe bakmadan), kask, neoplan içlik, deri ceket, kot pantolon, normal bot, dizlik ve dirseklikten oluşan bir ekipmanım var şu anda... "Eldiven alma hemen, motoru hisset bi hele" dediler bana, ama hava buz gibi galiba eldiven de alacağım. Motoru sonra hissederim olmazsa... Soğuk aga

    Öğretmen olduğumuzdan ötürü öyle her istediğimiz ekipmanı cart diye alamıyoruz tabi ama, en kısa sürede motor botu, motor ceketi ve pantolonu almayı düşünüyorum. Forumda bu konu hakkında yazılanları okumaya gayret ediyorum.

    Normalde herkese tek tek teşekkür etmek, bir-iki sohbet etmek isterim ama bayaa kalabalıkmışız. Derse girmeye de vakit kalsın, eğitim şart O yüzden böyle toplu teşekkür-yorum yazar gibi oldum, kusuruma bakmayın...
    Murat, o yakınlık aslında senden kaynaklanıyor, zaten yazı, kişinin karekterinin imzasıdır derler, mesajlarında hissettiriyorsun.
    ''Motoru hisset diye eldiven takma'' diyen zihniyeti, şahsen kınıyorum, soğuğu bırak hadi önümüz yaz, fakat Allah korusun ilk düştüğünde insan istem vari elini koyuyor yere, yani motoru hisset diye asfaltı mı hissedeceksin acaba? Onu söyleyen arkadaş kusura bakmasın cahildir benim ımda..

    Motor elle değil, yürekle hissedilir, o rüzgar okşadığında bedenini, sen o zaman hissedersin motoru. Yazın çeşit çeşit kokular geldiğinde burnuna, o zaman hissedersin motoru. Motor değildir aslında hissedilen, özgürlüğün verdiği mutluluktur motor.

    Motoru hissetmek, ona bakmaktır, yağını, bujisini değiştirdiğinde içine çocuksu bir mutluluk geliyorsa, bir aksesuarı aldıktan taktırana kadar süre içersinde kıpır kıpır ediyorsa için, sen motoru hissediyorsun demektir.

    Sen bütçen dahilinde al arkadaşım korumalarını, bugün bir elin kullanılamaz hale gelmesi, yazı yazmaktan yemek yemeye kadar, her şeye engeldir.

    Motoru hissetmek budur...

    Selamlar...
    Ederinden fazla değer, adamı soytarı eder...(Kertenkele)

  9. #9
    Gorgonzolat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Gürkan Topçu
    Bilgi İşlem
     2012 250E 9B KLASİK
     İstanbul- Eyüp (Avrupa yakası)
    Üyelik:28.June.2014 | Yaş: 40
    Mesajlar: 71  |   0 Rh (+)
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    1
    Merhaba Hoşgeldin

    Bende tam gruptan sayılmam ama ilk fırsatta buluşumalara gelicem herkeze tanışıcam.

    Genelde konuları takip ederim fakat güvenlik işin içindeyse yazma gereksinimi hissediyorum. Aman diyorum eldivensiz olmaz hatta ve hatta açıkta herhangi bir tarafın olmasın bence ,önümüz yaz malum. Yazlık pantolon mont eldiven kask ve ekstadan takacağımız darbe emici şeyler (dizlik,Dirseklik, Bellik gibi) kesinlikle gerekiyor çünkü;

    Düştüğümüz zaman, beyin düştüğünü yerle temas ettikden sonra anlıyor. E tabi refleksen bazı kollarımız yada bacaklarımız bizi korumak ve vucudun dengesini sağlamak için yere ilk temas eden yerlerimiz oluyor onun için aman diyorum.

    diyeceklerim bu kadar tekrardan hoşgeldin.
    Konu Gorgonzolat tarafından (12.March.2015 Saat 15:46 ) değiştirilmiştir.

  10. #10


    m
    ö
     r
     i
    Üyelik:09.March.2015 | Yaş: 45
    Mesajlar: 280  |   0 Rh (+)
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    8
    Tekrardan selam,

    Dün Beşiktaş'ın maçı olduğu için foruma uğrayamadım. Motorla ilk deneyimimi paylaşacaktım sizlerle. Sağolsun bizim takım moral falan bırakmadığı için kısmet ikinci güneymiş... Bir aceminin, hayatında hiç Raptor kullanmamış, hatta vitesli motor kullanmamış bir adamın trajikomik hikayesi için buyurun...

    Şimdi ben motoru öğle saatlerinde Kadıköy Yüksel Abi'den aldım. Yola çıkarttı verdi bana. Fakat ben bi türlü gidemiyorum. Zıplayıp duruyorum, stop ettiriyorum vs. Yanımdan geçenler başladı korna çalmaya. Yüksel Abi, oğlunu sigara içerken gören baba surat ifadesine büründü falan... Bir beş dakika ve beş yüz metre resmen cebelleştim motorla... Kendi kendime "evet Murat dedim, karar zamanı, ya dön bırak aldığın yere, ya da bin evine git, karın çocuğun bekliyor". Çok sevdiğim bir laf var "Birazcık hamile kalamazsın" diye... Ya vardır, ya yoktur. Ya gidersin, ya kalırsın... Gittim...

    Fakat fazla uzun sürmedi, benzin almam gerektiğini bilmeme rağmen "ahareeooy gidiyom lan yihhuuu" modunda olduğum için çok afedersiniz bir mal, bir embesil gibi gitmeye devam ettiğim için benzinim bitti ve motor öksürüp durdu. Yer Göztepe minibüs yolu üzeri, sağ şerit... Yine garip garip bakanlar, kornalar, yedi ceddime söven yurdumun canım insanları...

    Ufukta Göztepe benzincisini gördüm. Yolda o hızla gidemeyeceğim için mecbur kaldırıma doğru ilerledim. Yokuşta 150 kiloluk bir motoru iten 65 kiloluk ben... Yanımdan geçen polis arabası, bana bakıp durdu ve eyvah dedim. Halbuki her şeyim tam, sadece benzin yok (devrim arabaları filmini hatırladım). Polis camı açtı ve "yolda mı kaldın metalci ehemehe?" diye laf atıp gitti. Neyse, kaldırımda tam teşekküllü korumalarım ve gıcır gıcır motorumla saatte 2 km hızla ve azimle giderken beni sollayan elinde pazar torbalı, muhtemelen 136 yaşında ve ölmeyi unutmuş teyzelerden bir tanesi "ah bu motorculaar aah!" deyince benim sigortalar attı. Vizörümü kaldırıp (kaldırımda iterken bile full-kaskınızın vizörünü açmayın arkadaşlar, motor emniyet ister) "teyzeeeaagggh!" diye hönkürdüm. Ulan daha kıçım sele göreli on dakika olmuş, sen niye bütün motorculara olan öfkenin öznesi olarak beni seçiyorsun ki? Sanki yıllardır ben motora biniyorum, hatalar yapıyorum. Ayrıca da benzinim bitti, keyfimden mi? Kadınlar benim deli olduğumu sanıp ilerlediler, ben de itmeye devam...

    Arada bir cafe çıktı önüme, zaten yorulmuşum, durdum bi çay-sigara yaptım. Motoru seyrediyorum cafeden... "Benim mi şimdi bu be?" falan diyorum... "Çok güzel motor bee oğlum" diyorum, ah bi de benzini olaydı...

    Neyse moladan sonra tekrar yola çıktım. Yola çıktım dediysem itiyorum yani kaldırımda, lafın gelişi yol… Liseli bir çocuk dikiz aynamda belirdi, tıfıl 40 kiloluk bir şey. Önce gözlerindeki hayranlık ifadesini, sonra şaşkınlığı, son olarak da acıma hissini gördüm. “Abi iteyim mi?” dedi. İçimden “Nereye itiyorsun güzel kardeşim, ben itemiyorum” demek geçiyordu ama o an her türlü yardıma muhtaçtım. “Valla sevinirim” dedim. İşte o an, sanki yıllardır bu anı bekliyormuş gibi itmeye başladı. O tıfıl çocuğun içinden bir dev, adeta bir Hulk çıktı. Herif bir itmeye başladı ben ayaklarımı toplamak zorunda kaldım, resmen tek beygir gücüyle çıktım yokuşu ve yokuş aşağı benzinciye ulaştım.

    Benzincideki pompacı genç beni hırsız zannetti. Kendisine motorun sahibi olduğumu ve benzinin bittiğini söyledim. “Aç abi dolduralım” dedi fakat depoyu acemice açışımı görünce iyice kıllandı. Neyse doldurduk, ödedim parasını, tam gidecektim ki “Abi bunlar kaç para?” diye sordu. “Beş bin falan” dedim. “Beş bin mi? Çok ucuz!” dedi aşağılar bir ifadeyle. Muhtemelen Harley zannetti. “E ne yapayım, fiyatı bu, 20 bin mi vereyim ucuz diye?” dedim, anlamadı. “Bana değil herkese beşbin, madem beğendin ve ucuz, sen de al kendine” dedim, gazladım.


    Önce Bağdat Caddesi, oradan sahilyolu ve o muhteşem his. Bomboş, düzgün ve güzel bir yolda ilk kez motoru vücudumun bir parçası gibi hissettim. Her şey o kadar harikaydı ki, yazarak anlatamam. Hiç bitsin istemedim o yol, vitesler tıkır tıkır geçiyor, sanki havada süzülüyorum, o hep anlatılan karada uçma hissi, rüzgar vs… Hepinizin çok iyi bildiği o “yasal uyuşturucu” duygusu… Eve geldim ve garaja park ettim ve kilitledim.


    Saat başı balkona çıkıp motora bakıyordum, sonra kıyamadım gittim branda aldım bir de, örttüm üstünü üşümesin diye…



    Bu sabah her zamankinden erken ve heyecanlı uyandım. “Ben bununla işe giderim” dedim. Maltepe-Yakacık arasını e-5 yan yol bağlantısından gitmeyi hedefledim. Korumalıklarımı, kaskımı taktım ve motora oturdum. Fakat çalışmadı… Bir beş dakika çalışmadı (sanırım soğuk olduğu için) ama sonra o muhteşem sesi duydum ve yola çıktım. Soğanlık mevkiine kadar her şey yolundaydı…


    İlk hatamı yaptım. Yol kenarındaki inşaatta bulunan kumlar, rüzgarın uçurmasıyla yola serilmiş, adeta kaygan bir örtü oluşturmuştu. Fren yapmayarak ilerlemem gerekirdi, ancak önümdeki kadın sürücü kazık gibi frene asıldı. Ben de sert fren yapmak zorunda kaldım ve 20 km hızla gayet usturuplu bir şekilde düştüm. Motoru saldım düşmeden ama hızım düşük olduğu için sol ayağım arka tekerin orda bir yerde kaldı ve sürüklenmedik. Kafamı vurdum ama hem yavaştı, hem de kaskım takılıydı, hiç etkilenmedim. Sağıma soluma baktım, gayet iyi durumdaydım. Fakat ayağımı kurtaramıyordum. Olaya neden olan sürücüye inip yanıma gelmesini işaret ettim fakat korkudan şoka girdiği için aracının merkezi kilidini çalıştırmayı tercih etti. Kıpırdayamamanın verdiği sinirle, benzin deposundan benzin damladığını fark ettim ve aklıma dün fullediğim depo geldi. “Biran önce buradan kalksam iyi olacak” derken bir Doblo yanaştı ve üç tane izbandut arkadaş kurtarma hevesiyle koştular. Kendilerine sakin olup durmalarını ve arka tarafı kaldırmalarının yeterli olduğunu söyledim, çünkü ilkyardım ayağına beni hastanelik edecek gibi duruyorlardı çekiştirirlerse. Neyse kalktık yerden ben ve motorum ve ben birkaç dakika dinlenip tekrar yola devam ettim…


    Soğanlık – Yakacık arası oldukça yokuşlu bir yol ve ben de acemi olduğum için epeyce bir debriyaj kullandım. Neticesinde burnuma bir yanık kokusu gelmeye başladı ve yokuş yukarı vaziyette motor kaldı. Şöyle anlatayım : Gazı almıyor, sadece bağırıyor ve sürekli debriyaj takılı gibi, asla stop etmiyor. Sağıyla soluyla oynadım ama nafile… Yokuş aşağı inip düz bir yere park ettim. İkinci gün, ikinci yolda kalış…
    Motorcu bir genç bana yardım etti sağolsun, debriyaj balatasını yakmış olabilirsin abi dedi, birlikte tamirci aradık, ancak kimse gelmek istemedi. Bildiğin motor tamir dükkanı açmış adam “Motoru getirin bakarız” diyor. “1 km nasıl itecem, çekici bul bari” diyorsun, “dükkanda tekim” falan diyor. Neyse yardım eden motorcu çocuğu yolladım, benim yüzümden işe geç kaldı sağolsun, kendim de bindim taksiye okula geldim. Emre motoru aradım, beni galeri ilyas’a ve onun teknik servisinden Nazım Usta’ya yönlendirdiler. Belki de talihsiz bir gün geçirdim ama her işte bir hayır vardır, bunun da hayrı Nazım Usta’yı ve evime çok yakın ilgili bir yetkili servis ile tanışmam oldu. 50 TL çekici ücreti karşılığında motorumu güvenle servise aldılar, her yerine baktılar, debriyaj ayarında sıkıntı varmış, giderdiler ve bana birçok işe yarar tavsiyede bulundular. Onlar para talep etmediler ama ben vermek gerektiğine inanıyorum. Kendilerini herkese tavsiye ederim, ben bundan sonra bir şey olursa direkt bu adamları ararım…


    “Bundan sonra” diyorum, evet. Çünkü iki günde yaşadıklarımdan hiç pişman değilim. Ben sırf zevkim uğruna zor bir yol tercih ettim. Evet belki Amerika’yı yeniden keşfediyorum ama kendi yanlışlarımdan öğreniyorum. Evet ilk gün iş yerime motorla değil sadece kaskla geldim ama zamanla o da olur


    İyi ki almışım, iyi ki binmişim, gene bineceğim. Sadece daha çok çalışacağım, biraz daha fazla pratik yapana kadar yokuşlu-trafikli yerlere dalmayacağım ve hep yaptığım gibi 40-50 km yi geçmeyeceğim… Planım bu…


    Not : Dar vakitte çok hızlı yazdım, hata mata varsa affola...

Sayfa 2 Toplam 4 Sayfadan BirinciBirinci 1234 SonuncuSonuncu

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Yukarı Çık