Resul çok güzel başlık düşünmüşsün benim de çocukluğumdan beri çok motorum oldu.
İlk motorum babamın motoruydu ortaokul yılları alıp alıp kaçardık, babamdan daha çok binmişim bu motora, pejo 105 miydi 103 müydü tam hatırlamıyorum ama senin de dediğin gibi bisikletin motorlusu gibi bir kadrosu vardı ve pedallarla çevire çevire bile sürülebiliyordu, iki zamanlı motoruna yağlı benzini koyardık basar giderdik, o zamanlar bizim memlekette benzinliklerde 2 zamanlı motorlar için hazırlanmış yağlı benzinler satılırdı.
İkinci motorda yine babamın motoruydu ve yine Peugeot almıştı babam ama bu sefer panter, pejo panter of of of of of ne makineydi o ne kadar büyüktü benim için, ilk üzerine bindiğimde az daha deviriyordum motoru hiç unutmam. Bu da yine 2 zamanlıydı 105 e göre daha güçlü bir motordu ve kesinlikle daha konforluydu.
İlk vitesli motorum simson sr51 bu benim motorumdu sağolsun babam almıştı bir arkadaşından. 4 vitesi vardı, 150 CC yine 2 zamanlı bu motor artık bana bambaşka hayaller kurmaya başlatmıştı. Lise son sınıfdaydım ve motorunda canına okuyordum maşallah bana mısın demiyordu. Yine o yıllarda Honda kinetik almıştık ve bu motor hala bizde hala çalışır durumda aktif olarak kullanmakta ama ben scooter'ı hiç sevmemiştim.
Bir gün dükkanın önüne chopper cruzer tarzı bir motosiklet geldi markasını bilemiyorum. Allah'ım o nasıl bir motordu dedim ki benim tarzım bu, ben chopper binmeliyim. Halbuki o sıralarda piyasaya hakim motor MZ di. Alırsın mz ölürsün tez derlerdi. Hiç Mz de merakım olmadı artık hayallerimde chopper vardı. Sonraki yıllar üniversite yılları o yıllarda maalesef motoru bırakmak zorunda kaldım. Bir tane broadway'im vardı ve okul yıllarında onunla gezdik tozduk.
2006 yılına geldiğimizde atama bekliyorum ve puanım yüksek istediğim şehir gelebilir diye düşünürken Doğu ve Güneydoğu Anadolu'dan yazdığım şehirler nasip olmadı ki hangisne gidersem gideyim sıfır MCT 250 alacağım, Diyarbakır'ın uzak ilçelerinden bir tanesinin köyüne atandım ve tercihleri yaparken kurdun hayaller yalan oldu. Doğu göreviydi, tekrar Ankara'ya gelmekti, taşınmaktı yerleşmekti ev almaktı borç ödemekti derken 2013'e kadar motorsuz kaldım.
2013'te artık tak etti ve yarım kalan MCT 250 hayalimi gerçekleştirdim. 2006 model hafif kazalı toplanabilecek bir motosiklet aldım. Motosikleti komple dağıttım değişecek parçalardan topladım. 2 yıla yakın kullandıktan sonra o motoru sattım ve kendime daha 1800 kilometrede pırıl pırıl 2013 model regal raptor klasik aldım. 4 yıl kullandım motoru hala da çok severim, yani çinliden hepimiz nasibimizi aldık. Daha sonra şu an kullandığım Suzuki VL 800 volusia ve geçen yıllarda Antalya'da görev yaparken torosları gezmek için aldığım xpulse ile yola devam ediyorum.
Rabbim herkesin hayalindeki motora kavuşmasını sağlasın inşallah
Tekerinize taş değmesin
M2102J20SG cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi






VFR 800X Crossrunner
Ankara
A Rh (+)

Alıntı ile Cevapla