Doktorum benim halim çok kötü ya.
Hakikaten çok korkuyorum ben diş hekimlerinden. Bilinçaltıma işlemiş artık, o koltuğa oturduğum an, hele bir de o "vızzzzzz" sesi varsa ortamda bittim ben...
Gözümün önüne gelen sahne;
5-6 yaşlarındayım, annemle "dişçiye" gidiyoruz; İbrahim Amca'ya... Alt dişlerimden biri çekilecek. Bekliyoruz, sıramız geliyor, oturuyorum koltuğa, "fıs fıs" sıkıyor İbrahim Amca ağzıma. Uyuştuktan sonra alyor "kerpeteni" eline, yakalıyor dişi, başlıyor zorlamaya. Diş inatçı ama, çıkmıyor yerinden. O zorladıkça benim canım yanmaya başlıyor; çekiştirmeye devam ediyor İbrahim Amca. O kadar ki, koltuktan havalanıyorum neredeyse. Dayanamayınca sarılıyorum bileğine. Kızıyor; öyle bir asılıyor ki kerpetene, elini de tutup destek aldığım için havalanıyorum. Elinde kerpeten, kerpetenin ucunda dişim, bileğine sarılmış vaziyette havadayım. İbrahim Amca başlıyor silkelemeye beni, elini kurtaracak...
Nitekim ellerim bileğinden kurtuluyor, iniyorum koltuğa; dişimin bir kısmı kerpetenin ucunda, kökü bende...
İbrahim Amcanın önlüğünde kan var; annem basıyor feryadı "parçaladın çocuğumu" diye. Üst dudağım patlamış; kan revan...
İbrahim Amca "kökü kaldı" diye arkamızdan bağırıyor ben annemin kucağında kaçarcasına muayenehaneden çıkarken...
Yazarken bile psikolojim bozuldu yemin ediyorum, ağzımda sağlam diş yok; doktora gidemiyorum hayvan İbrahim'in yüzünden...
