O zaman gündüz vaktine şöyle bir kaç ekleme yapayım. :mrgreen:
Reşat abim sağolsun resimleri eklemiş anlatması daha rahat olacak,
1. resim çekilmeden önce (çeken abi yoldan geçen bir vatandaş) hareket edeceğimiz için motorları sırayla çalıştırıyoruz. Yüküm her şeyim hazır ve marşa basıyorum. Emrehan ağanın dediği gibi 'hava serin değil soğuk'. Makine hemen stop etmesin diye gaza da yükleniyorum. Önümden geçen abi 'hop kardeş yapma ya, hastası var çocuğu var, bu saatte olur mu?' diyor. Ben dumur. (o.O) Ben 'abi başka türlü nasıl çalıştıracağım makineyi' diyorum. O arada Reşat abim devreye giriyor. 'Abi sen de fotoğraf çekecek potansiyel var' diyor. Abi tabii ki gururlanıyor. Beni unutuyor. 'Tabii ki neden olmasın' diyor, bizim resimleri çekiyor. Abimiz işini başarıyla yapmanın gururuyla göğsünü kabartıp yine önümden geçerken herkese bağırıyorum 'Arkadaşlar motorları stop edin Bahçeli'den çıkana kadar apıldayarak gidiyoruz.':mrgreen: Abi de tık yok, o artık kendini dış dünyaya kapattı. Çünkü sabah sabah bulunmaz bir motorcu kafilesinin fotolarını çekti. :mrgreen:
2. resimde motorların ön tekerleklerini birleştirerek 'çiçek riders' oluyoruz. :mrgreen: Doğan güneşe gözlerimiz kamaşarak bakıyoruz ve bu poz ortaya çıkıyor.
3. resimde kendimizi zor atmışız Bolu Dağı'na, resim çekilelim keyiflenelim istiyoruz.
4. resimde motorları ip gibi dizdik çünkü polis memurları geçerken 'Yolu kapamışsınız' diyor. Reşat ikna etmeye çalışıyor ama dediklerini yapıyoruz, düzeltiyoruz park şeklimizi.
Yemek sırasında bir arkadaş yanaşıyor, 'ben de bu motorlardan istiyorum' diyor. Gerekli bilgileri Reşat abim ve Behzat abim veriyor. Ben de kendimce bilgilerimi aktarıyorum ve onu forumumuza davet ediyorum. Umarım davetime karşılık verir ve yazar buradan.
Ve ayrıca, Akçakoca çıkışı üstbaş alışverişi yapılırken bir araba arkama ilişiyor. 'Kardeş bunun modeli ne', 'Regal Raptor' diyorum, arkama bakarak konuşuyorum çünkü motor stop etmemeli.Ama ben de kayış kopuyor, gülerek cevap veriyorum. Çünkü arabada 4 abi, 2 sağ cam ve bütün kafalar sağ camda. Kopuyorum.
Abi sizi de davet ettim siteye, gelin birlikte kopalım. O anı unutamıyorum.
:mrgreen:
5. resimde dona dona giriyoruz Karadeniz suyuna. İlk defa Karadeniz'e girmenin heyecanı var üzerimde. Denizi suyu inceliyorum. Açılıyorum biraz, ilerisi uçsuz bucaksız, vay anasını.Saçlar uzun, gözümde lens var kafamı sokmuyorum.
Soğuk, geri dönüp çıkıyorum denizden. Merakım geçti, yeter bu kadar, zatüreyle uğraşmayayım bir de.
6. resimde uçsuz bucaksız Karadeniz'e arkamızı verip fotoğrafımızı alıyoruz. Güneş ters tabii, yüzler karanlık, olsun.
7. resimde, Spyder zaten vurdurma istiyor hop buraya dalıp burada da fotoğraf alıyoruz.
8. resimde, artık Kızılcahamam'dayız ve son 66 km gösteriyor. Soğuktan hissizleşmişiz. Mola veriyoruz, ellerimiz hala gazda frende debriyajda gibi kalıp halinde kalmış. Biraz oynatmak gerek. Ahşaptan lokantada ısınıyoruz, kendimize geliyoruz. Girmeden önce çorba olmasını çok ummuştum ama maalesef, olsun. Sıcak yemeklerle ve çaylarla içimizi ısıtıyoruz.





YAMAHA DRAGSTAR XVS 650 A
Ankara
B Rh (+)
:mrgreen: Abi de tık yok, o artık kendini dış dünyaya kapattı. Çünkü sabah sabah bulunmaz bir motorcu kafilesinin fotolarını çekti. :mrgreen:
Saçlar uzun, gözümde lens var kafamı sokmuyorum.
Alıntı ile Cevapla

.



