sessiz sahilde ağırbaşlı yücelikleriyle;
güneşin altında
dilsizcesine duruyor bekliyorum. :mrgreen: :mrgreen:

KALDERA bir gün bir grup arkadaşı ile yemek için dışarıya çıkar. grup beş silahşördür. yolda yürürken insan kalabalığı, siren sesleri, yolda çalışma yapan işçilerin, araçlarının çıkardığı gürültü ve sığır sürüsü arasında ilerlerken
KALDERA kulağına cırcır böceği sesinin geldiğini söyler ve aranmaya başlar arkadaşları bu gürültüde arasında bu sesi duyamayacağını, kendisinin öyle zannettiğini söyleyip yollarına devam ederler.
aralarından bir tanesi inanmasada KALDERA birlikte aramaya devam eder.
KALDERA sokağın karşısındaki SALOON a doğru yürürken gümüş mermileri parıldamaktadır, arkadaşı da arkasından takip eder ve o binaların arasında bir kaç tutam yeşilliğin arasında gerçekten bir cırcır böceği bulurlar.

arkadaşı KALDERAYA senin insanüstü güçlerin var. bu sesi nasıl duydun diye sorar.

KALDERA i ise bu sesi duymak için insanüstü güçlere sahip olmaya gerek olmadığını söyleyerek arkadaşına kendisini izlemesini söyler.

tekrar karşı yola geçerler ve KALDERA cebinden çıkardığı bozuk parayı kaldırımda yuvarlayarak atar.bir çok insan bozuk para sesinin ceplerinden düşen bir paramı diye sesin geldiği yöne doğru bakar KALDERA arkadaşına dönerek;
gördün mü önemli olan nelere değer verdiğin ve neleri önemsediğine bağlıdır.
herşeyi ona göre duyar, görür ve hissedersin... der.
işte bu bozuk para gibi seni fırlatıp atacağım. :mrgreen: tek fark kimse sesin geldiği tarafa bakmayacak... :mrgreen:
kuyruğunu titretirken gıkın çıkmayacak :mrgreen: