selam dostlar, nasılsınız? umarım ve dilerimki iyisinizdir. çok şükür bende iyiyim. uzun zamandır yazmıyordum siteye, yaklaşık üç aydır köyde anne ve babamın yanında yaşıyorum malum kazandığım bütün parayı müzik tesisatına yatırdım, tamda motosiklet alacakken. köye dönüş zorunlu oldu tabii çünkü beş kuruşum kalmadı. (DEVLETİN KÖYE DÖNÜŞ PROJESİYLE BİR ALAKASI YOK YANİ)
köyün avantajları müthiş, tertemiz hava, mis gibi çarşaflar, annemin nefis yemekleri rahatım yerinde çok şükür. nihayetinde benim gibi işe yaramaz bir serserinin bile zor zamanda kendinden bir tas çorbayı eksik etmeyecek bir ailesi vardır bir kenarda.
burada hayat bir başka ve çok yavaş seyretmekte, o kadar yavaşki yağmurda ıslanmamak için kaçışan insanların dışında ahenk hiç bozulmuyor, bir yağlı boya tablosu kadar hareketsiz. gece yatağınızdan havlayan ve muulayan ineklerin, sabahlarıda cıvıldayan kuşların sesini duyabiliyorsunuz. komşunun akşam için pişirdiği yemeğin kokusu bile burnunuzun dibine kadar geliyor. BÜYÜK ŞEHİRDE YAŞAYANLAR İÇİN HUZUR VERİCİ OLABİLİR, AMA KÖYDE YAŞAYAN BİRİ İÇİN CAN SIKICI
masraf sıfır denebilir, bir paket sigarayı 2 gün içiyorum (annem içerde sigara içirtmiyor) geceleri 2 saat kahveye çıkıyorum, 75 yaşındaki ilyas dayı ile tavla atıyoruz oyun kalırsa 2tl, ayrıyetten canım bir paket fıstık yada bir dal çikolata çekerse 1,5tl buda günlük lüks tüketim. ayda 200tl ye kralsınız hatta sigara içmezseniz birikim bile yapabilirsiniz.
burada sosyal olarak pek birşey yok o yüzden hayvanları bakmak için babama yardım ediyorum ( yediğim yemeğin ve temiz çarşafların karşılığı) sabah, öğle ve akşam birer saatten günde 3 saat ediyor, zaten kış olduğu içinde başka iş yok. köyde olduğum süre içinde 2 tane buzağı doğurttum bir anlamda ebeleri sayılırım. biri erkek adı ELMIR, diğeri kız adı CHİMENA annelerini sağdıktan sonra onları emziriyorum biberonla şeker şeyler, bazende onlarla şakalaşıyorum ama işi epey abartıyorlar inek oğulları. bu dünyada bana en çok muhtaç olan canlılar onlar (kendimi önemli biri gibi hissetmelimiyim acaba?) bunların bizimle ilgisi ne diyeceksiniz. (onlarda size selam söylemiyor ya canım) şaka.
2 aydır ağırlık çalışıyorum hani biraz kas içinçok ağır ve yorucu oluyor ama bir süre deneyeceğim, galiba birşeyler belli olmaya başladıbir beslenme programı yaptım günde 6 öğün yemek! bazen bir kahraman çıkıyor haddimizi bildirmek için belki görüntümüz birdaha düşünmesini sağlıyabilir hem motosiklet üzerinde çoban sopası gibi görünmek istemiyorum biraz cüsse fena olmaz hani hem kadınlar seviyor. bundanda bizene derseniz (korkmayın! sizi dövmeyeceğim) şaka...
kadınlardan bahsetmişken kırık dökük bir sevgilim vardı 10 gün önce ayrıldık (benden iyi bir aile babası olmazmış) yeni anlamış hanfendi bizimde böyle bir iddamız yok tabii neysek oyuz ALLAH ALLAH... bu kaçıncı terk edilişimiz hiç saymadım ama şöyle ağız tadıyla bir sevgili terk edemeyeceğiz şu dünyada anasını satayım. kadın denen şey hayatımızda zaten çok az oluyor, böyle olduğu gibi bu suratada bir kadını aşık etmek dahada zor oluyor. hata nerde bilmiyorum, galiba kadınlara haketmedikleri iltifatları etmekte biraz zorlanıyorum, yada hayatındaki bütün renkleri pembeye çeviremiyorum, belki biraz sihir yapıp bolca yalanın içine vaad tozları serpiştirip mutluluk pozları vermek gerek bilmem amaaan boşver.
stres, sıkıntı tasa bir dakika bile yok hayatımda (zaten pek olmadı) kriz birtek beni teğet geçti galiba hamdolsun! IMF (babam) ın çanağında yiyorum şu an (yaşamam gerek) tv, radyo, gazete hiçbiri yok müzik desen küçük bir mp3 çaların içine sıkışmış 18 adet şarkı (cem karaca selda bağcan) dinliyorum oda akşamdan akşama. (müzikten sıkılan tek müzisyen benim herhalde) GÜNLER HAYVANSAL GECELER, BİTKİSEL HAYATTA GEÇİYOR. (sizinki değil yahu benim ki). tek sıkıntım var oda babamı yeni bir motosiklet almaya nasıl ikna edeceğim. ha motordan bahsetmişken BÜTÜN MOTORLARIN VE MARKALARININ CANI CEHENNEME). Ben balık tutmayı seviyorum oltaları değil. benim KEEWAY şehirdeki garajda üzeri bir parmak toz olmuştur, anahtarıda üzerinde garajdaki tekir kedi çalıştırmazsa eğer 40 gündür tıkı yok. onunla yollarda tır şoförlerine el sallamakatan sıkıldım artık.
günler o kadar yalnız ve sıkıcı geçiyorki bazen telefonlarımın günlerdir çalmadığı oluyor. insan yalnız olunca düşünecek çok vakti oluyor. o kadar çok ki bir devrim bile başlatabilirsiniz. bazen düşündüklerimi bir kağıda yazıyorum bunlar ilerde bir senaryo haline getirip kendi hayatımı ve düşüncelerimi yansıtan bir film çekmeyi düşünüyorum kısmet artık...
SİZE DOYUM OLMUYOR DOSTLAR...
herşeyi bir kenara koyda, sizleri ve sizlerle motor sürmeyi çok özledim. yeni katılan birçok arkadaş olmuş yeni insanlar tanımak hoşuma gider.
BİRGÜN YOLUNUZ BURALARA DÜŞER, YADA BANA GELMEK İSTERSENİZ. SİZİ HER ZAMAN BİRÇİFT GÖZ, İKİ AÇIK KOL VE BİR ÖZLEMLİ YÜREK BEKLİYOR OLACAK.
YASAL HAYDUT
hando



yamaha xvs 535 virago
Edirne
A Rh (+)
Alıntı ile Cevapla




