Alıntı Alphous Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Merhaba, ben araniza 2 hafta once katildim.
0 km regal raptor aldim. Avrupa Yakasinda havaalani Sisli yolunda ise gitmek icin kullaniyorum.
Fakat daha 500 km gelmeden, dun teslim oldum, satmaya karar verdim.

En buyuk etken, 60-70 arasi gitmeme ragmen ustume suren soforler.
Dun cahil oldugu belli olan kucuk kamyonet soforu kufur ederek cami acip sag seritteyken benim uzerime surdu ve seritten disari atmaya, canima kastetti.

Lastikler yeni oldugu icin, donuslere yavas girsem bile, tekerlek kayiyor, tedirgin oluyorum asfaltta.

Ruzgar e-5'de cok sert, tedirgin ediyor.

Yine donusler, soldan saga aiden gecen, beni gormeyen, korna duymayan...

Korktum, zevk alamadim havlu attim dostlar.

Diyecek bir seyiniz var mi? Galiba su an tecrubeli dostlardan yararlanmanin tam zamani benim icin. Moralim cok bozuk.
Şimdiiiiii; nereden başlasam bilemedim açıkçası. Öncelikle diğer arkadaşların dediği gibi çok çabuk havlu atmışssın. Motosiklet kullanmayı 13 yaşındayken öğrenmiştim. Peki ya vitesli? 06.02.2015 tarihinde ilk defa vitesli bir motosiklet sahibi oldum. Kuba Superlight 200cc. Benim için gayet güzel bir makinaydı. 4500 km yol yapıp sattım. İstanbul'a gittim geldim bir kez.

İzmir trafiğinde iken kasıtlı olarak virajda aniden üstüme kıranlarla karşılaştım. Bilen bilir. İzmir/Aliağa'da standardın dışında bir rüzgar potansiyeli vardır. Çoğu zaman motoru yolda tutabilmek için kollarımı ağrıttığımı bilirim. Hız tutkunu değilim ama kesinlikle yol tutkunuyum. Fırsatım olsa, vaktim olsa Türkiye'de ve yurtdışında bir çok yere gitmeye kalkışırdım.

En sonunda canıma tak etti ve motorumu sattım. Motor gitmiyordu çünkü ama başka bir sebep daha vardı aslında. 130 kg'lik bir makina, rüzgarda öyle savruluyordu ki kalbim zorlanıyordu artık korkudan. Daytona 250cc satın aldım. Bütün dertlerimden kurtulduğumu sandığım sırada İstanbul dönüşü Manisa/Soma'da emniyet şeridinden en sol şeride fırlatıldım rüzgar tarafından. Sen köprüden bahsetmişsin. Ben standart bir yaz günü karasal iklimden bahsediyorum

Sorun acaba nerede diye düşünürken başka bir gün önümden giden Gv650 kullanıcısı arkadaşımın da rüzgardan savrulduğuna şahit oldum. Aynı günün akşamında bayan bir şöförün elinde cep telefonu varken beni aynı şeritte sollamaya kalkıştığını gördüm. Başka bir rüzgarlı günde kamyonun beni emniyet şeridinden dışarı atmaya kalkıştığını gördüm. İznik'ten geri dönerken rampa aşağı virajda bana verilmiş olan tek şeride dalarak sollama yapan bir insanla -insan müsveddesi bile diyemiyorum, insanlığa dair herhangi bir yakıştırma yapamayacağım- karşılaştım.

Kaza yapıp, ayak frenini kırdığımda idareten birbirine bağlayıp(cıvata,somun,plastik-demir kelepçe, elektrik bandı) gece rüzgarlı havada dönmeye kalkıştım. Yolun son 30 km'sini zifiri karanlıkta emniyet şeridi bile olmayan yolda tamamladım. Diğer araçların tacizlerini tarif etmem mümkün değil. 80 km'lik dönüş yolunu tamamladıktan sonra suratımı gören insanlardaki şok hissini iyi bilirim.

Sorun bir tek otomobil sürücülerinde de değil; racing sürücüsü bir çok insanın bir motora yaklaşabileceği asgari mesafeden de yaklaşıp geçtiğiyle karşılaştım. Normal kurye yada mobilet tarzı motorların şehiriçinde ne kadar yaklaştıklarını söylememe bile gerek yok sanırım. Malesef ülkemizde eğitim düzeyi düşük bir seviyede. Bir çok insanın ''can kıymeti''nin ne demek olduğundan bir haber. Tüm bunlar olurken ben ne yaptım? Kavga ettim, km'lerce takip ettim araçları, ağza alınmayacak şekilde küfürler savurdum. Ama hepsinden önce ne yaptım biliyor musun? Sakinleşmek için kenarı çektim ve bir sigara içtim. Ondan sonra yoluma devam ettim.

Evet tehlikeli bir icat. Ama motosiklet kendi başına tehlikeli bir ürün değil. Bunu tehlikeli hale getirenler bizleriz. Aslında hemen şu anda satabilirim de. Böylelikle olası bir kaza ihtimalini ortadan kaldırmış olurum. Peki ya bu işin keyfi?

Bin motoruna, çalıştır canavarı. Alabildiğin kadar yol al. Rüzgarı, soğuğu, korkuyu, keyfi, huzuru, yorgunluğu, kaskın içinde mutluluktan çığlık atana kadar sür motoru. Ondan sonra hepsinin canı cehenneme diyeceğinden eminim.

Farın da, yolun da açık olsun.

Sevgiler.

tb