Merhaba, (hadi bakalım bu yazıyı okumaya kim tahammül edecek elleri görelim)
Öncelikler bu konular tamamen benim dışımda cereyan etmekte. Motosikletimi alalı 3 ay olmuş (küçümsemeyin 4500Km yol yapmışım aslanlar gibi) siteye de üye olalı hemen hemen 3 ay olmuştur. Gerçi benden sonra bile üye olanların bol bol tavsiye nitelikli mesajlarını okuyoruz ama yine de ben yeni olduğum hiçbir ortamda lafa çok karışmak istemem. Peki şimdi niye karışıyorum, açıklayayım...
Maalesef sitede Ankara-İstanbul gruplaşması oluşmuş durumda. Kimse bunu "olur mu öyle şey hepimiz kardeşiz" edebiyatıyla geçiştirmesin, görünen köy kılavuz istemez. (bakın atasözlerinden dem vuruyom ben de)
Bu gruplaşma olayları sanat camiasında da her zaman vardır. Dolayısıyla ben iki tarafı da gayet net (dışardan olmam sebebiyle ve bu tür olaylara alışkın olmam sebebiyle) algılayabiliyorum. Algıladığımı zannettiğim şeyleri yazayım;
1-
İstanbul grubu (ki lunatic Ahmet'in "yönetim ve kankaları" diye nitelendirdiği gruptur aslında) Ankara grubu tarafından farklı anlaşılmaktadır. Bunun sebebi ise İstanbul grubunun "genel üslubu"dur. Bu üslüp aslına bakılacak olursa özünde kötü niyet barındırmamakla birlikte çok fazla tanışmayan insanlar tarafından yanlış anlaşılmaya müsait olan bir üsluptur. Net konuşalım, mesela Müslüm Baba'ya Selçuk'un yazdığı son mesaj üslûp açısından ofsayta düşer. (ancak şunu belirtmeliyim ki mesajın içeriği değil, üslubu.. Yoksa Müslüm Baba olayını yüzyüze de çok kişiyle görüştük, ortak kanatimiz odur ki Müslüm Baba o konuda o dönem gereksiz bir hassasiyet içerisindeydi..)
Ancak aynı Selçuk'la defalarca telefondaki konuşmalarımıza baktığımda "sanırım forumdaki başka Selçuk yada o mesajında sinirinden kendini kaybetmişti" filan demiştim. Ki Selçuk'un bazı "heyecanlı genç kardeşlerimiz" gibi: "beğenmeyen siteye girmesin kardeşim, yönetime suç bulup durmayın, yeter bu ne yaa" tarzında mesajlar yazdığına hiç şahit olmadım. Bu üslup olayının en sıcak ve iyi örneği "fare-dağ" atasözü ve ona verilen tepkidir. Admin Alper aslında Lunatic Ahmet'in düşündüğü şekilde "yönetim dışındakileri ezmek" maksatlı yazmamıştı o atasözünü. (zaten yanlış da yazdı oradaki kahraman fare değil tavşandır)
İstanbul'a birçok kez konser için yada stüdyo kayıtları için gittim. Yada bizzat stüdyo malzemeleri almak için gittim. İlk seferlerde demiştim ki "yahu bu adamlar bu işin pîri sanırım baksana adamdaki edalara, vay be.." Daha sonra aslında işlerinde öyle süper olmadıklarını da farkettim ama adamların genel yapısı şimdi ki deyimle "cool" du. Bir tonmaister bize resmen enstruman çaldırmamıştı, pat diye kaydı kesip "akordu kontrol edelim, ritim sallandı, uyumsuzluk var vs..." Ben de içimden diyom ki "adam biliyo işi demek ki sallanıyoruz" Sonradan kendim de ses kayıt işlerine girince anladım ki kayıt süresi ne kadar uzarsa stüdyo kirası da o kadar artıyormuş adamın emeli farklıymış
Bunları anlatmamın sebebine gelince, ben 3 ayda 4500Km yol yapmışım ama motosiklet hakkında -bildiğim konularda bile- yorum yapmayı -şuan için- edepsizlik olarak görürüm, ancak 3 yılda benim yaptığım yolun yarısını yapmış bir adam her haltı biliyormuş gibi konuşur da konuşur. Dolayısıyla bu benim için karşıdaki adamı yanlış anlamama sebeptir, e tabi bir de gıcık olmama
Aslında çok konuşan adam kötü niyet barındırmamaktadır belki de ama kendini farklı ifade ettiği için ben sinir olmaktayımdır. "Ankara grubu İstanbul grubuna sinir oluyor" demek istemiyorum ancak sorun bence üslup, dolayısıyla yanlış anlaşılma..
Örneğin bu üslup konusunda daha önce de küçük bir önerim olmuştu ve farklı yorumlar geldi. Sonunda da "yahu herkes kime nasıl hitap edeceğini bilir, biz bu siteye eğlenmeye geliyoruz bu kadar kasmayın" filan denildi mevzu bitti. Topic kitlendi -ki bu anlamdaki topic kitleme işini hiç etik bulmuyorum. Çünkü son söyleyen kazanmış gibi oluyor, bu da hiç hoş durmuyor) Başka bir topic açıp da konuyu büyütmemek adına boşvermiştim ben de..
Öncelikle şunu belirteyim ki biz Amerika'lı vatandaşlara benzemeyiz. "Bugün iş konuşmıcaz, eve iş getirme, şuan sadece eğlenmek istiyorum" Bu yorumlar bizim ABD filmlerinden öğrendiğimiz repliklerdir, yada gerçek hayatta uygulamaya imrenDİRİLDİĞİMİZ içi boş şeylerdir. Çünkü bizler altı üstü bir oyun olan futboldaki milli maçlar sonucunda (her ne kadar espri gibi görünse de) "Viyana kuşatması" diye başlıklar atabilen bir milletiz. Motosiklet sitesinde tabi ki memleket de kurtarırız, üslup da konuşuruz. Çünkü bizler "insan"ız birçok başka ülke vatandaşları gibi "robot" değiliz. (ABD'de C.tesi geceleri bara gidilir ve bar çıkışı malum şeyler yaşanır, asla hafta içi bir gün değil....)
Ayrıca şahsım adına ben bu siteye eğlenmek için girmiyorum. Öncelikle bilgilenmek için giriyorum. Ve tabi ki dostluklar kuruyorum. Zaten motosikleti de "eğlence aracı" olarak değil "rehabilitasyon aracı" olarak görürüm.
Diğer bir konu da, "Sitedekileri germeyelim admine özelden mesaj atılsın" düşüncesi.. Bu eğer karşılıklı olursa kabul edilebilir. Mesela admin bana genelden yazarsa ben ona özelden yazmam. Yada herhangi bir üye bana "herkes duysun" mantığıyla kişisel bir sorunumuzu genelden yazarsa ben de genelden cevap veririm hiç şüphesiz ki. Yada "telefonla arayın konuşun, yüzyüzeyken konuşun" gibi yorumlar yapılıyor. Buna kimse müdahil olamaz ki. Adam yüzyüze görüşmek istemeyebilir forumdan yazar geçer. Yada telefon açmak istemez, bu bir tercihtir. Yani şunu söylemek istiyorum, bence kişisel meseleler (mesela bana İstanbul dan lazım olan bir malzeme var ve bir arkadaştan rica edicem) dışındaki yada bir üyeyi ilgilendirmeyecek olan teknik konular dışındaki her şey genelden yazılabilir ve yazılmalıdır bence. Diğer sitelerden farklıyız çünkü..
2-
Son konunun şu "Haftalık Buluşma" topicinden kaynaklandığını düşünüyorum. İlgili topic "bir sebepten ötürü" silinmiş ve AnaSayfaya (bence abes olan) "İstanbul Haftalık Buluşma" topici açılmıştır. Eskiden ne güzel İzmir-Ankara-İstanbul-vss.. "Haftalık Buluşma" topicleri vardı. Bununla ilgili Kino Baba da uyarı yapmıştı. Neden anasayfada biçimsiz büyüklükte bir İstanbul Buluşma topic i var ki? Bu konu beni hiiiçç germiyo kimse merak etmesin çünkü ben Afyon'da yaşıyorum. Ne Ankara ne İstanbul ne de İzmir... Ancak bu site patchlerinde de yazıldığı üzre "RaptorRiders Türkiye"dir. Bakın Aytaç'a. Aslanlar gibi Urfa'dan gitti adam Dikili'ye... Dolayısıyla bu durum zihinlerde futboldaki "istanbul takımları" gibi "istanbul sitesi" olayına dönüşüyor ister istemez. Gerek yok ki böyle şeylere, benim Afyon'da yaşamam yada birinin İstanbul'da yaşaması bir tercihdir, bir ayrıcalık değil...
3-
Mutlaka benden çok tecrübeli büyüklerim vardır. Ancak şunu bilmenizi isterim ki ben "kötü niyet"in kokusunu alırım. Bu site böyle kokmuyor...Hiç belli etmem ama analiz yeteneğime güvenirim. Bu sitede kötü insanlar barınmıyor.. Bu tür sorunlara sebep ister "klavyenin azizliği" deyin ister "yüzyüze görüşmeme tercihi" ne derseniz deyin ama bu sitenin çekirdek grubu (bu SADECE yönetim değildir. Çekirdek grubu herkes tahmin edebilir) kötü niyetli değildir.
Lunatic Ahmet'in kötü niyetli olma ihtimali var mı yaa ?? Lütfen elimizi vicdanımıza koyalım. Bolu'da birlikteydik. O adam kötü olabilir mi? Mesela kim Bülent'e kötü diyebilir? Allah adamı taş yapar valla. Selçuk beni hiç tanımadığı halde elli yere kask fiyatı sormuş insandır, "kötü niyetlidir" dersem iki tekerin üzerinde durabilir miyim bir daha?? Foreman Fatih'e ne demeli peki? "keşke biraz vakit bulabilseydim de sana da taşıma demiri yapıp gönderebilseydim" diyor, ne mecburiyeti var ki?? Foruma az yazan Ankara grubundan Bilgehan.. Sanki kendi motorunun sorunuymuş gibi ilgilenir başkalarınınkiyle, kötü insan mıdır Bilgehan? Mali'nin sesine belki kötü diyebilirizama insanlığına diyebilir miyiz? Bolu'da Mali olmasaydı ateşin etrafında birbirine aşık insan topluluğu gibi birbirimize bakar dururduk heralde..
Tabi ki Tayfun haklı, ön gezide ölüyordu adamlar ölüyordu ! Katılamayacağım o tarihlerde bile belliydi ama Allah korusun başlarına ciddi bişey gelseydi hangimiz rahat uyuyabilirdik?? Kino Baba gibi "tecrübeli denge unsurları"mız olmasaydı onlara kıyasla bizim gibi "çoluk çocuk"lar napardık?? Müslüm Baba'nın "Yeni regalcilere öneriler" başlıklı topicin millet fotokopisini alıp cüzdanında saklıyordu. Müslüm Baba kötü olabilir mi?? Kostak06 Ferhat aibimize ne dicez peki? 20 yıldır tanıdığım insandır ve "iyi ki tanıyorum" dediğim insanlardandır ki ben kötüler hakkında böyle yorumlar yapmam..Veee (belki de) kilit isme geldi sıra. Aksu Başkan.. Yönetim (yada kankaları :mrgreenhaklı olarak diyor ya "şunu şunu yaptık" diye. Bunu dile getirmeyen bişey yapmamış mı oluyor sanki. Aksu Başkan'ın Turkcell hattından benim Avea hattımı kaç kere arayıp buluşmalar için konuştuğunu bilen var mı? Bu sadece Afyon'da yaşayan biri için verdiğim örnek.. Ankara ekibindeki herkesle kimbilir kaç defa telefon görüşmesi yaptı? Ama Aksu Başkan'dan da onu sevenlerden de bir kere bile "o telefon paralarıyla sıfır motor alınırdı" diye bişey duymadık. Hem bu sözü hem de "Dikili'ye gelenler bize zaten yeter" sözünü söyleyen Tayfun kötü mü sanki? Deli-dolu deniliyor ya adama öyle belki ama asla kötü niyetli değil. Bir işe tepki göstermek için kimisi defans yapar kimisi hücum. Tayfun milli takımımız gibi hücum etmeyi tercih ediyor. Ama onun da aslında tek bir derdi var, maçı kazanmak....
Kısaca yönetimin İstanbul'da yaptığı fedakarlığı Aksu Başkan Ankara ve civarındaki illerde yapmıştır. Sonuç olarak bu site, "iyi insanlar"ı barındırmaktadır.(Tek tek herkesi yazmak, zaten bunalmış olan okuyucuyu ateşe atmak olur. Bu sebeple ismini yazmadıklarım kusuruma bakmasın)





Regal Raptor DADYW CLASS 250cc
AFYONKARAHİSAR
A Rh (+)
)
