Konuları tam olarak bilmediğim için ve buradaki insanları tam olarak tanıma fırsatım şimdiye kadar olmadığı için isimler ve konular hakkında yorum yapmayacağım. Ben birçok forum sitesine üyeyim ama gerçekten bu sitedeki üyeler kadar sıcak kanlı ve birbirine bu kadar bağlı olan bir forum sitesi görmedim. İnsanlar her zaman çok yakın gördüklerinden birşeyler beklerler ve karşılarındaki insanlar bu beklentilerine cevap veremeyince kırılırlar o insanlara veya kendi kendilerine üzülürler. Bence bu sıcak YUVADA kimsenin kötü bir niyeti yok. Herkes birbirini kırmamak için birbirine yardımcı olabilmek için o kadar çok çaba harcıyor ki.
Burak Abi senin yazdıklarının tamamını okudum. Telefonla konuşarak halledilmesi gerektiğini ve İzmir, İstanbul, Ankara, Afyon, Nevşehir... meselesi haline getirilmemesi gerektiğini yazanlardan biri de benim. Neden telefon? Sana güzel bir örnek vermek istiyorum tezimi desteklemesi amacıyla. Ben yaklaşık 12 yıldır KANUN (TSM Enstrümanı) çalıyorum. Aynı dalda ud, keman, ney.. farklı dallarda gitar (çeşitleriyle birlikte), klavye... ritim sazlarda bateri, darbuka... ve daha aklıma gelmeyen o kadar çok enstrüman var ki müzikte saymakla bitmez sen de biliyorsun. Ama o kadar enstrüman arasında beni dinlendiren benim için vazgeçilmez olan benim her derdime sıkıntıma ortak olan tek bir estrüman var KANUN. Her yönümüzle o kadar çok benimsedik ki birbirimizi anlatılmaz yaşanır (klasik bir söz ama ) İşte birbirimizi bu kadar çok benimsememizin sebebi de seslerimiz. İşte telefonla konuşurken karşındaki insan eğer senin çok yakın hissettiğin benimsediğin kişiliğiyle karakteriyle senin için vazgeçilmez olmuş bir insansa (En güzel dostluklar birbirinizden vazgeçemediğiniz dostluklardır bana göre) o insanın sesini duyunca ona kızacaksan ona bağıracaksan ona belki çok kötü kelimeler sarf edeceksen bile bunu yapamazsın. Onu kaybetmekten korkarsın. Konuşma tarzını üslubunu değiştirmek zorunda hissedersin kendi kendine. Güzel güzel anlatırsın ona bir hatası varsa seni kıracak birşey yapmışsa. Tatlı bir dille anlatınca da o insan kırılmadan üzülmeden kendini değiştirmeye yenilemeye çalışır. Ama burada birbirimizin ne sesini duyuyoruz ne de yüzünü görebiliyoruz. Kaybetmekten korkmuyoruz. Yaşadığımız güzel günleri anları düşünmeden birbirimizi kırmak üzmek pahasına yazacaklarımızı hemen aklımıza geldiği gibi yazıyoruz. İnşallah tanıdık bir sesin insanı ne kadar değiştirebildiğini anlatabilmişimdir. Kesinlikle beni yanlış anlama Burak Abi sana nasihat verecek tavsiyede bulunacak ne yaştayım ne de o kadar hayat tecrübem olduğunu düşünüyorum. Bir kusurum varsa affet.
Bir de olaya bilimsel olarak yaklaşırsak (Bu kesinlikle kankalarıma malzeme olacaktır KORUMA kelimesini unutanlara bir de hatırlatma olsun bari ) mesleğim gereği toplumun huzurunu sağlamakla görevliyim. Toplum psikolojisinde bir insan hata yapmışsa bile kesinlikle o insana hatasını başka insanların yanında kabul ettiremezsiniz. Örnek olarak karakola gelen ve daha önceden kavga etmiş olan iki kişiden kimin hatalı olduğunu anlamak ve ona hatasını kabul ettirebilmek için o kişileri teker teker dinleyip hatalı olana hatasını odada sadece ikiniz varken söylemelisiniz. Aksi taktirde kesinlikle o kişiye hatasını kabul ettiremezsiniz. Her ikisi de haklı olduğunu savunmaya ve kendini haklı göstermek için elinden geleni yapmaya çalışacaktır. Bu sebeplerden dolayıdır ki tarafların burada değil birebirde görüşmelerini konuşmaları gerektiği tezini savunuyorum.
SAYGILARIMLA...