Motosikletimi en sonunda evimden 22 km ötede, eski semtimde, Kocamustafapaşa'da güvenilir-bildik bir garaja emanet ettim. Kafam rahat.
Bu kararı vermeden önce..
1-Otomobil brandasını denedim. Brandayı yere açıp motoru üzerine çıkarıp,360 derece sarıp her iki uçtan havalandırma boşluğu aralamama rağmen gece gündüz arası ısı farkı nedeniyle her sabah ince bir film tabakası halinde nem yapmış olduğunu gördüm. Evet, bir damla yağmur girmedi, yağmurdan korudu, motoru içeriye sürdüğümde motor da brandanın içi de kuruydu ancak kesinlikle nem yapıyor.
2-Motosiklet brandası hiç çözüm değil. Motor her sabah su içinde kalıyor.
3-Çadır brandalı, çıtalı,ahşap tabanlı garaj yapmayı denedim. Tabanı hazırladım (Su kontraplağı vardı kestim, biçtim, yanlarına metal çıtaları tutacak profil mekanizma monte ettim).Fakat Zeytinburnu demirciler sitesinde dahi boruları büktüremedim. Arkadaş boru büktürmek ne zormuş.
4-Cycleshell diye bir ürün var. ABD 'de satılıyor. 325$ fiyat+nakliye+gümrük 1000 tl ye patlayacak.
5-Meşhur bir çadır branda var. Motosikletçim de satıyor aynı ürünü. En son kararım bu çadırı alıp ön ve arkasına hava alsın diye doğalgaz cam menfezi iliştirmekti. Fakat düşündüm, bu da nem yapacak.
6-Falldown kardeşimin açtığı 'kışın motora binmek' başlığı beni bir de kıyafet konusunda daha farklı bir düşünce boyutuna itmeye başlayınca(neopren mi, gore tex mi? Geçirir mi geçirmez mi? hatta en son kar zinciri görüyorum galiba:mrgreen: Sen kafa yorma konusunda beni de geçmişsin)
Sürekli düşünmekten bezip gidip aylık 40 tl'ye kapalı garaja emanet ettim.( Haftada bir işim düşüyor o tarafa. ) Motoru sabah ayazında götürürken ayazı yedikçe içim daha rahat etti. (Demek ki kışın motor kullanmak her bakımdan birazcık eziyetmiş, veya ben yaşlandım :mrgreen

Konuyu ben açtım, sonuç bildirip bir yerlere bağlayayım dedim, bilgilerinize...