İstanbul içinde düzen çok zor. Örneğin sahil yolunda ilerlerken sağ şerit gidemiyorsunuz, sağdaki lokanta ve kavşaklardan araç giriş çıkışları çok şuursuzca. Sol şeritte gittiğinizde arkadan 3 saniyede bir selektör yapan adamlarla başınız belaya girecek (yol vermeyince adam selektörü sürekli uzuna çeviriyor, sonuç ya çekil ya kavga et günün tadını boz). Trafik yoğunken bankete ya da araç aralarına girmezseniz trafikte 40 metre uzunluğunda ağır vasıta olursunuz, zaten araya giren araçlar var, kornayı kulağına tutsanız adam yine giriyor, sinyal yok bişey yok. Grup içinde sürüşlerde eğer cezalandırma işlemi uygulamaya kalkarsanız, bizim arkadaş ortamımız bunu kesinlikle kaldırmaz, sohbet ortamında içtenlik var, tamamen bozulur.
Bu noktada yanlış olan yaw şunun solundan topuklayayım en öne geçeyim, vs..şeklinde agresif sürüş tarzı. Dağınık ve sakin ilerlemek ve arkadan birinin grup lideriyle iletişim içinde olması ve arkadan grubu toplaması şeklinde bir sürüş şekli şehir içinde daha uygun. ( örneğin: Grup lideri: Florya kavşağından içeri girdim, tamam. Grup artçısı: Üç kişi geride, falanca bankete yanaştı, sanırım problem var, tamam. Grup lideri: Benzinlik çıkışında bekliyoruz, tamam.) E havalı da oldu.
Şehirlerarası sürüşlerde elbette fermuar düzeni şart, çünkü 10-15 makine 110-120 gidiyoruz, hatanın bedeli çok ağır olur. Bu konuda da disiplinsiz değiliz aslında. Bir tek iletişim aracımız yok (intercom, telsiz, vs..)





Harley Davidson XL883L Superlow
İstanbul - Büyükçekmece (Avrupa Yakası)
0 Rh (+)
Alıntı ile Cevapla